Cats & Pups of Istanbul'un #OnlarBizeEmanet Patilerinin Yaratıcısı İle Tanışın

No comments


Önümüzdeki 4 ay boyunca Cat of Istanbul ve Pups of Istanbul sayfalarında birbirinden sevimli patilerle tanışacaksınız. Bu patilerin her birinin sizin için bir mesajı var. 

Öncelikle söylediklerine kulak vermeniz, sonra da mesajlarını arkadaşlarınızla paylaşmanız hepimiz için çok önemli ve değerli. Çünkü #OnlarBizeEmanet ve bizler evde, sokakta, barınaklarda patilerimize sahip çıkmak için elimizden geleni yapmalıyız! 

Şimdi sizi bu konuda elinden geleni yapmış olan bir dostumuzla tanıştırmak istiyoruz, Aycan Başar... Kendisi tam bir hayvansever ve  yetenekli elleri ile kampanyamızın patilerine hayat verdi. Daha fazla vakit kaybetmeden röportajımıza geçelim...  

 1. Aycan Başar kimdir kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ankara’da doğdum, büyüdüm. Voleybolcu mu olsam tiyatrocu mu derken, resim öğretmenimin verdiği cesaretle son dakikada bir U dönüşü yaparak  Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü'ne girdim. Aslında ait olduğum dünyaya da girmiş oldum böylece. Mezuniyetime yakın Bilkent’te hazırladığım bitirme filmi, beni Fulbright bursuyla San Francisco Academy of Art University’e götürdü. Bu sayede; animasyon ve karakter tasarımına gibi sevdiğim konularda uzmanlaşma, Amerika’nın önemli stüdyolarında çalışmış çok yetenekli insanlardan ders alma, kendimi geliştirme ve rüya gibi bir şehirde yaşama fırsatına sahip olmuş oldum. Çizim yapmayı, karakterler tasarlamayı, kendimi bu şekilde görsel olarak ifade edebilmeyi çok seviyorum. Şimdi İstanbul'da bir yandan atölyeler düzenleyerek bu konuya ilgi duyan insanlarla öğrendiklerimi paylaşıyor, bir yandan da bireysel olarak çalışma yapmaya devam ediyorum.  
  
2. Türkiye'de insanların sokak hayvanları ile olan ilişkileri konusunda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye yapısı itibariyle bir çok tezatı içinde barındıran bir yer, bir yanda sokakta gördüğü canlıyı sahiplenip ona yuva ya da bakım sağlayan insanlar varken bir diğer tarafta onlara şiddet gösterebilecek kadar aklı tutulmus insanlar hep birlikte yaşıyoruz. Oysa ki hayvanlardan ve doğadan öğrenecek çok şeyimiz var. Duyarlı insanlarımızın sayılarının her geçen gün artmasını ve toplum içinde çoğunluk haline geldiğimiz bir gelecekte yaşamayı diliyorum. 

3. #OnlarBizeEmanet kampanyasının karakter çizimlerini gönüllü olarak gerçekleştirdiniz. Karakterleri yaratırken nelerden ilham aldınız?

Bu o kadar güzel bir kampanya ki, karakter yaratma süreci de en az kampanyanın kendisi kadar keyifliydi benim için... İstanbul bu konuda referans alabilmek için çok uygun bir yer, hayvanlarla ilgili görsel çeşitlilik çok fazla. Bunu söylerken şunu da eklemeliyim, elbette gözlem yapma aşamasında bu canların ne kadar zor şartlar altında yaşadıklarına şahit olmak insanın yüreğine çok ağır geliyor. Bunların dışında  arkadaşlarımın evcil hayvanları özellikle en yakın arkadaşımın kedisi Ares bana çok ilham verdi diyebilirim. 

 4. Hazırladığınız karakterler arasında sizin bir favori karakteriniz var mı?  

Ağzında çiçek tutan köpek benim favorim. Çok canlı ve umut dolu bir karakter oldu. Ona bakmak çok keyifli. Kedilerden de beyaz olan çok sıcak ve gerçek geliyor bana. 

5. Peki siz bir evcil hayvan besliyor musunuz? 

Son üç, dört yıldır çok yerleşik bir düzenim olmadığı için maalesef evcil hayvan besleyemiyorum. Fakat sokak hayvanları için özellikle sıcak havalarda mutlaka kapımın önüne bir kap su bırakıyorum ve evde yediğimiz yemeklerin fazlalarını - içinde hayvanlara zarar vermeyecek gıda maddeleri, kürdan, çöp vb. atıklar olmadığına dikkat ederek -  paylaşmaya çalışıyorum. Sanırım bu sayede bir kaç tane minik kedi ailesi evimin bahçesine ikametini almaya karar verdi desem yalan olmaz.    

6. Cats & Pups of İstanbul ailesiyle paylaşmak istediğiniz komik bir anınız var mı?

Eskiden kedilerden çok korkardım. Köpeklerle aram hep iyiydi ama kedilerle uzaktan daha seviyeli bir ilişkimiz vardı diyebilirim. Tam kedilerle aramı düzelttiğim sırada ise Cats of Istanbul girdi hayatıma, bu komik bir rastlantı oldu.  
7. Son olarak sokak havyanları konusunda sizin özel olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı? 

Bir varlığa karşı sevgi beslemeyi günlük hayatımız içinde alışkanlık haline getiremiyor, es geçiyoruz çoğu zaman. Oysa ki hayvanlar ve doğa bizim için yaratılmış çok özel tasarımlar. Bunun farkında olup sokak hayvanları için herkesin az ya da çok elinden geleni yapması çok önemli - hatta “hayati” önem taşıyor. 

En çok üzüldüğüm şeylerden biri, bugün artık tüketim ve gerçeklik algısı tamamen yer değişmiş durumda. Günümüz insanları hayvanlara ve doğaya tüketilecek herhangi başka bir ürün muamelesi yapıyor. Herkesin ama özellikle çocukların, bu gibi projelerle sokak/barınak hayvanlarının hayat şartları ve ihtiyaçları konusunda bilinçlendirilmesine çok ihtiyaç var. Bu şekilde hayvanlarla daha gerçek, sıcak ve kalıcı bağlar kurmayı, onlara doğru davranmayı öğrenebileceklerini düşünüyorum. 

No comments :

Post a Comment