Beslediğiniz Evcil Hayvan Karakterinizi Yansıtıyor mu?

No comments

Sözcü gazetesinde yakın zamanda yayınlanan bir haberde Koç Eğitmeni ve Profesyonel Yaşam Koçu Hatice Yıldıran; kedi, köpek, kuş ve balık gibi evde en çok beslenen hayvanlar üzerinden, bu hayvanları besleyen kişilerin genel karakter özelliklerini sıraladı. Bakın kedi ve köpek besleyenler için Yıldıran neler demiş!

KEDİ BESLEYENLER, ASİL, LİDER VE CAZİBELİ 
Kedi besleyenler ile ilgili de Yıldıran; “Kedi sahipleri genellikle el hareketleriyle konuşurlar, vücut dili onlar için çok önemlidir. Sarılmak, dokunmak ve sevgisini bu yolla ifade etmek onların en önemli özelliklerindendir. Kediler halk arasında her ne kadar nankör olarak adlandırılsa da tarihte özellikle de Antik Mısır’da önemli bir yere sahiptiler. Kedi sahipleri de genellikle en az kediler kadar asil, cazibeli ve lider özellikleri olanlardır” diyor.  

KÖPEK BESLEYENLER SÜSÜNE DÜŞKÜN 
Köpek sahipleri köpeklerini bazen kendi tarzında bazen de kendinin zıddını yansıtan tarzda eğitiyor ve giydiriyor. Yıldıran’ın analizine göre; güçlü görünümlü köpek türlerini besleyenler ve korkutucu aksesuarlarla köpeğini giydiren kişiler; zayıf ve şiddet eğilimli kişiler olabiliyor. Ya da küçük köpek türlerinden besleyen ve onlara renkli aksesuarlar giydiren kişiler de dikkat çekmeyi seven, süsüne düşkün kimseler olabiliyor.

 Siz ne dersiniz, Hatice Hanım'a katılıyor musunuz? 😊

No comments :

Post a Comment

Cats of Istanbul Bir Kez Daha Daha Dünya Gündeminde!

No comments

Dünyada sayısız "kedi şehri" var fakat şüphesiz hiç biri İstanbul kadar popüler değil!
Nedir peki bu işin sırrı?
Tabi ki arkadaş canlısı, rengarenk kedilerimiz ve onlar için gece gündüz çalışan hayvanseverlerimiz.
Maalesef zaman zaman korkunç ve üzücü haberlerle de gündeme gelseler, biz sokak hayvanlarımızı sevenlerin kötü insanlardan fazla olduğuna inanmak istiyoruz. Hiç değilse hayvan sevmeyen kişilerinde bu canlara kötü davranmasının önüne geçmek üzere insanları empati kurmaya teşvik eden içerikler hazırlamaya, farklı farkındalık çalışmaları yapmaya devam ediyoruz.
Bu süreçte de sadece Türkiye'den değil dünyadan da bir çok hayvansever ve medya mensubunun da ilgisini çekiyoruz.
Geçtiğimiz hafta en son röportaj yaptığımız BBC News, İstanbul'un sokak hayvanları ve bu konuda çalışma yapan organizasyonlarla ilgili bir video haber yayınladı.
Geçtiğimiz günlerde BBC'de yayınlanan haberin orijinaline BURADAN ulaşabilirsiniz.

No comments :

Post a Comment

Sevgili Tombili'nin Heykeli Hayvanları Koruma Günü'nde Açıldı

No comments
CNN - Kadiköy'de kaldırım taşında verdiği pozla fenomen olan, 1 Ağustos'ta aramızdan ayrılan sevgili Tombili'nin heykeli 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü'nde açıldı. 

Anadolu Kedisi tarafından Change.org’da Tombili'nin heykelinin yapılması için düzenlediği kampanyaya 17 bin imza atılmıştı. Bıçkın kedinin heykelinin yapılması talebine olumlu yanıt veren Kadıköy Belediyesi çalışmalara başlamıştı.

Heykeltıraş Seval Şahin tarafından gönüllü olarak yapılan heykel geçtiğimiz günlerde tamamlandı ve Ziverbey’in kaldırımlarında unutulmaz pozunu verdiği yere dikildi.

Mahalle muhtarı Harika Develioğlu, "Çok mutluyuz, sevilen bir kediydi. Mahallemizin maskotuydu. Mahallemizde çok fazla kedi var. Ama bu bir maskottu. Ben günlük 70-80 hayvan besliyorum. 5 tane köpeğim var, kedilerim var" diye konuştu. 



Independent - ‘Tombili’, a rotund cat beloved by Istanbul’s Ziverbey neighbourhood, has been commemorated by the city authorities after local demand for a tribute to his memory. 

Tombili - a Turkish word often used for chubby pets - was known by residents of Ziverbey, part of the district of Kadıköy, for his nonchalant demeanour towards people who wanted to play with him.

The cat became world famous earlier this year after a photo of him reclining in one of his favourite spots on the pavement was shared thousands of times on social media.

Many users edited the image with jokey captions or Photoshopped glasses of alcohol or other vices in front of him.

The cat found fame late in life, dying in August after a mystery month-long illness, Hurriyet News reported his owners as saying.

Flyers around the neighbourhood mourning his loss reading, “You will live on in our hearts, mascot of our street” appeared before the idea for a more permanent tribute took hold.

A change.org petition which gathered 17,000 signatures asked for Kadıköy Municipality to officially commemorate Tombili’s contribution to public life, and local sculptor Seval Şahin agreed to make a bronze sculpture recreating the cat’s famous pose.

The statue was inaugurated on October 4, World Animal Day. Hundreds of people came to pay their respects, leaving candles, cat food and flowers. The event was covered by Turkish TV.

At the ceremony, Kadıköy deputy mayor Başar Necipoğlu thanked the animal lovers of the area for making the memorial possible.


No comments :

Post a Comment

Sevgili Tombili Mekanın Cennet Olsun

No comments


Hürriyet - Ziverbey sokaklarının ünü dünyaya yayılan ağır kedisi Tombili, bir aydır pençesinden kurtulamadığı hastalığa yenik düştü. Tombili, 1 Ağustos’ta o ünlü pozunu verdiği Ziverbey’e ve sevenlerine veda etti. Tombili’in ölümü, hayatını geçirdiği Güleç Çıkmazı’nda bir ağaca asılan, üzerinde “Kalbimizde yaşayacaksın” yazılı fotoğrafıyla sevenlerine duyuruldu. 

Kendisinin sevmek isteyenleri umursamayan, cool takılan ve Türk kedisinin nasıl olduğunu tüm dünyaya gösteren Tombili’nin şöhreti, Facebook’ta 32 milyona yakın fanı bulunan mizah sitesi 9GAG tarafından keşfedilmesiyle dünyaya yayıldı. 9GAG’te caps’i yapılan Tombili’nin fotoğrafını her alan üzerine, üzerine rakı kadehi, çay bardağı montajlayıp, kendi dilinde komik bir şeyler yazmaya başladıktan sonra tüm dünyanın en meşhur kedilerinden biri oldu.

Daily Sabah - An online petition was launched on Tuesday to erect a statue of "Tombili," Istanbul's social media phenomenon cat that passed away last week. The campaign launched at the change.org petition website aims to initiate the Kadıköy Municipality, which covers Tombili's native Ziverbey neighborhood, to erect a statue of the cat portraying his way of sitting that made it famous through a picture. A statement released by the campaign's initiators titled "Anatolia Cat Project" asked the municipality and volunteer sculptors to place Tombili's statue on Ziverbey's streets. "We want Tombili, which had become a mascot for the neighborhood and whose fame has crossed Kadıköy and reached to out the world, to be remembered and not forgotten, similar to the famous statue of Hachiko the dog in Japan," the statement said.



No comments :

Post a Comment

Seçim Sandıklarından Kedi Yuvası Olur mu?

No comments

DailysabahTürkiye, 2010 yılında yapılan ve seçmenlerin ülke anayasasındaki değişiklikleri onayladığı anayasa referandumundan bu yana ahşap kullanımından plastik, şeffaf oy sandığına geçiş yaptı. Ancak seçimlerde yapılan bu değişiklik binlerce ahşap tahtanın boşa çıkmasına neden oldu.

Türkiye'nin demokrasi sembolü ahşap sandıklardan faydalanmak için İstanbul'un Üsküdar ve Beylikdüzü belediyeleri  harekete geçti ve bu kutuları kedi barınaklarına ve saksılara dönüştürdü.

Üsküdar belediyesi kutuların içine çiçekler dikti ve bu saksıları semtin sokaklarına yerleştirdi.Hasarlı ve onarılmaz olanlar yakacak olarak kullanılmak üzere ihtiyacı olanlara dağıtıldı. Bir diğer taraftan Beylikdüzü Belediyesi ise bu sandıklardan kedi barınakları inşa ettirdi ve hasarlı olan bir kısım sandığı kedilerin beslenmeleri için mama kaplarına dönüştürdü. 

No comments :

Post a Comment

Liz ve Kedisi Amelia'nın Macera Dolu Hayatı!:)

No comments

Onedio - Kendine "dişi-korsan" ismini takan Liz Clark, 10 yıl önce San Diego'da barmaid’lik yaparak sıradan bir yaşantı sürdürürken, ani bir kararla işinden istifa ederek kendini engin denizleri keşfetmeye adadı! Hem de şirin mi şirin miçosu Amelia'yı ile birlikte!

34 yaşındaki Liz Clark, 2006 yılında işinden ayrıldı. O gün bu gündür teknesiyle tüm dünyayı dolaşıyor. Liz'e, dünya turuna çıkarken gördüğü doğal güzellikleri ve yaşadıklarını kayıt altına alması koşulunda bir Cal 40 yelkenlisi verildi.

2013 yılında Amelia adını verdiği 6 aylık bir kedi yavrusunu sahiplenen Liz, böylece çıktığı dünya turunda kendisine bir yoldaş da bulmuş oldu.

Liz’le tanışmadan önce sokaklarda başıboş dolaşan Amelia, Liz onu ilk bulduğunda çok zayıf ve bakımsızdı; ancak Liz onda her zaman "bir hükmeden dişi aslan ve tasasız bir gösteriş" havası olduğunu söylüyor.

Amelia, sularla çevrili şekilde yaşamaya çok kısa bir sürede adapte olabilmiş ve bu durumdan hiç şikayetçi değil gibi gözüküyor.

"Bir kedinin kendini rahat hissettiği koşullardan sık sık uzaklaşması gerekiyor." diyor Liz. "Ancak artık onu koruyacağımı ve eninde sonunda çok eğleneceğini bildiğini düşünüyorum." diye de ekliyor.

Amelia; balık tutmayı, Liz’le uzun doğa yürüyüşlerine çıkmayı, meditasyon yapmayı ve en güzeli de macera yaşamayı seven bir kedi!

No comments :

Post a Comment

Aramıza katılacak yaratıcı, pozitif ve çalışkan, hayvansever stajyerler arıyoruz! ♡

No comments

No comments :

Post a Comment

Tüylü Dostlarımızın Başına Gelen Kazalara Seyirci Kalmayın

No comments

Sokaklarda yaşayan küçük dostlarımızın %70’inin maalesef kazalardan sonraki ilk 30 dakika içerisinde hayatlarını kaybettiklerini bilioyor muydunuz?

İşte bu korkunç istatistikten yola çıkarak kurulan ve sosyal bir girişim olan VetMapp, üyelerine en yakın veteriner klinikleri ve barınakları göstererek evlerde beslenen ve sokaklarda yaşayan yardıma muhtaç çok sayıda evcil dostumuzun ihtiyaç duydukları tedaviye hızlıca ulaşmasına ve bu surette hayatlarının kurtarılmasına yardımcı oluyor.

Özellikle ani ve gece saatlerinde yaşanan olaylar karşısında veteriner bulmakta zorlanan hayvanseverler VetMapp’i kullanarak, en yakınlarındaki açık veterinere kolayca erişiyor.

Kurulduğu günden bugüne kadar 15.000’in üzerinde hayvansever tarafından yüklenen VetMapp sayesinde, tedaviye muhtaç durumda olan yüzlerce evcil dostumuz, en yakındaki açık veterinere yetiştirilerek tedavi edildi.

Sokakta yaşamak zorunda olan çok sayıda evcil dostumuzun kurtarılış hikayelerinin yer aldığı Vetmapp.com üzerinden veya iOS ve Android uygulama mağazalarından ulaşabileceğiniz VetMapp aplikasyonunun yeni versiyonu, birçok yeni özellikle birlikte yayında!

No comments :

Post a Comment

Kedigilleri Bizden Ayıran Özelliklerden Bazıları

No comments

Radikal - Kedigillerin doğasını tanıyanlar çok iyi bilir ki kediler, bir şeye bakıp çok farklı manalar çıkarır, hiç beklenmedik ve komik tepkiler verirler. Kedinizle aynı şeye bakıyor olabilirsiniz ancak onun baktığınız şeyi sizden çok farklı algıladığından emin olabilirsiniz!

İşte kedigilleri bizden ayıran bazı özellikler: 

1. Krepüsküler olmak: Kediler alacakaranlıkta bile çok iyi görebilen hayvanlardır. Koku duyuları, hisleri, atalarından miras kalan avcılık dürtüleriyle birleştiğinde ortaya çok başarılı sonuçlar çıkar. Örneğin, yiyecekleri çok uzaktan bile seçebilirler ve bu özellikleri onları daha da sabırsız hale getirir :) 

2. Hayalperestlik: Kedilerin çevre görüşünün çok iyi olması ile birlikte gördükleri cisimler üzerinden kurdukları hayallerle de ünlü oldukları söylenebilir. Bizim için çok sıradan bir şey, onların yerinden zıplamalarına veya bir anda ortadan kaybolmalarına neden olabilir :)

3. Renkler: İnsan gözü bir çok farklı rengi ayırt edebilir ancak kedilerde durum farklı. Kediler turuncu, mor gibi ara renkleri görmek konusunda çok iyi değildirler.
4. Odaklanma: Kediler insanlarla kıyaslandığında görüntüye odaklanma konusunda pek başarılı değildirler. Ancak ortada onları tedirgin eden bir şey var ise, kendilerini tedirgin eden şeye odaklanarak uzun bir süre dikkatli bir şekilde bu noktayı izlerler. O sırada kimbilir akıllarından neler geçiyordur!

5. Algılama: Kediler algılama yönünden insanlardan geride kalmış olabilirler ancak teşhis koyma konusunda içgüdüleri onlara rehberlik ettiği için, bu konuda insanlardan daha üstün ve pratik oldukları söylenebilir.  


No comments :

Post a Comment

Kedi Bağımlısı Olduğunuzun 7 Miyavsal Kanıtı

No comments

Listelist - Evinde kedi besleyen insanlar çok iyi bilirler ki kedi sevgisi hiçbir şeye benzemez. Tüylü dostunuz, onu kucağınıza aldığınız ilk günden itibaren hayatınızın merkezi haline gelir. Akşamları işten eve yorgun geldikten sonra, kanepede uyuklarken bulduğunuz şirin dostunuzun yanına kıvrılmanın huzurunu başka hiçbir şeyde bulamayacağınızı düşünürsünüz.

Yazdıklarımız size yabancı gelmediyse sıkı durun, aşağıdaki 7 miyavsal özelliğin bir çoğuna “aa bunlar bende de var!” diyeceksiniz. 

  1. 1. Tatil günlerinizde biricik dostunuzla vakit geçirmek ve onu evde yalnız bırakmamak için sosyal hayatınızdan ödün veriyor, hatta tatile bile gitmiyorsanız...
  2. 2. İşte olduğunuz vakitlerde bir an önce evinize gidip kedinizi sevmek için dakikaları sayıyorsanız...
  3. 3. Maaşınızın büyük bir kısmını pet shop’a veriyor ve bundan hiç rahatsızlık duymuyorsanız...
  4. 4. Kedinizin bir hareketinden ne istediğini şıp diye anlıyor ve kedi literatürüne artık tamamiyle hakim olduğunuzu düşünüyorsanız...
  5. 5. Sadece kendi kediniz için değil, sokaktaki kediler için de çok endişeleniyor ve çantanızda her zaman mama bulunduruyorsanız...
  6. 6. Sokakta her gördüğünüz kediyi eve götürmek istiyor, yardıma muhtaç olanları sahiplendirmek için çabalıyor, keşke bütün kedilerin hayatını kurtarabilirsem diye hayaller kuruyorsanız...
  7. 7. Son olarak sosyal medyada tüm kedi temalı paylaşımları hiç atlamadan okuyor ve paylaşıyorsanız...

...bu miyavsal özelliklerin tamamını taşıyan kedi bağımlıları komitemize hoş geldiniz!:)

No comments :

Post a Comment

Kedi Zuzu'nun Akıbeti Ne Olacak?

No comments

DAILY SABAH - İstanbul’da kedi sahibi olan bir çift boşanmak için mahkemeye başvurdu. Mahkeme, boşanan çiftin “Zuzu” adındaki kedileri için dönüşümlü velayet kararı verdi, yani boşanan çift bundan sonra Zuzu’nun bakımını 3 aylık periodlarla değişimli olarak üstlenecek.

Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da yaşayan iki genç artık anlaşamadıkları gerekçesiyle 3 yıllık evliliklerini bitirme kararı aldı. Birbirlerinden herhangi bir tazminat veya nafaka talep etmeyen çift sadece kedileri Zuzu’nun velayetini paylaşmak istediklerini mahkemeye bildirdi. Başvuruyu değerlendiren mahkeme heyeti tarafların kedileri Zuzu’yu her 3 ayda bir  dönüşümlü olarak almasına karar verdi.

Bu karar çifti sevindirse de, kedilerin yaşam alanları ile ilgili değişikliklere olumsuz tepki gösterdikleri herkesçe bilinir. En basitinden kedilerin ev içerisinde uyumaya alıştıkları belirli bir bölge var ise, uyku vakitlerinde o yerde uyumak onların huzur ve rahatı için çok önemlidir.

Bu yüzden Cats of Istanbul olarak bizler de umuyoruz ki mahkemenin aldığı ortak velayet kararı Zuzu’da psikolojik rahatsızlıklar ve strese neden olmaz.  

No comments :

Post a Comment

Eskişehir'in Sosyal Patileri 🐱

No comments

Dailysabah - Eskişehir doğal güzellikleri, sosyal çevresi ve eğitim olanakları ile tam bir öğrenci şehri. Bu sebeple şehrin büyük bir çoğunluğu genç nüfustan oluşuyor. Bizi sevindiren haber ise  öğrencilerin çoğunun evlerinde kedi besliyor olmaları. Eskişehirli kedilerimiz , öğrencilerin yoğun final dönemlerinde onlara varlıklarıyla huzur vererek bir nevi destek oluyorlar.

Öğrencilerin yanı sıra  şehir sakinleri de kedileri o kadar seviyor olmalılar ki Eskişehir, ülkemizin ilk kedi konseptli kafesine de ev sahipliği yapıyor. En güzeli de kafede elde edilen gelirin belli bir kısmı sokak hayvanlarının ihtiyaçları için harcanıyor. Kafe çalışanları ise boş vakitlerinde kimsesiz kedilere yuva bulmak için de mesai harcıyorlar.

Burası hayvansever insanlar ve tüylü dostlarımız için adeta cennet gibi bir yer. Kafede oturup arkadaşınız ile sohbet ederken, masaların üzerinde dolaşan veya uyuyan bir sürü kedi görebilirsiniz. Üstelik bu şirin kafede bebek kediler bile var, yani bir şeyler yiyip içmek için harika bir atmosfer. Bu kafede bir yandan çayınızı, kahvenizi yudumlarken bir yandan da birbirinden renkli ve sevimli kediler ile bol bol zaman geçirme fırsatı buluyorsunuzJ.

Altını çizmeden geçemeyeceğiz kafenin menüsü tamamiyle vegan ürünlerden oluşuyor, bu nedenle Eskişehirin bu hayvansever köşesi şimdiden vejeteryanların da uğrak yeri haline gelmiş durumda.

Ayrıca, kafede sadece 1 TL ödeyerek satın alabileceğiniz çeşitli ikinci el eşyaların sergilendiği bir stand da var. Ve evet doğru tahmin ettiniz, bu köşeden elde edilen tüm gelir kedilerin ihtiyaçları için kullanılıyor. 


No comments :

Post a Comment

Barınak Günü | Shelter Day #YaleDayofService

1 comment

İlk kez 2009 senesinde gerçekleştirilen "Yale Day of Service" (Yale Hizmet Günü), bugün Yale Üniversitesi mezunlarının her sene Mayıs ayında bir araya gelerek, yaşadıkları bölgelerdeki toplumsal hayata pozitif bir etki sağlamak üzere bilgi ve becerilerini seferber ettikleri geleneksel, global bir hareket haline gelmiş.

Bu sene "Yale Hizmet Günü" için Cats & Pups of Istanbul ile güçlerini birleştiren Yale Club of Turkey, 7 Haziran günü Yedikule Hayvan Barınağı'nı ziyaret ederek sokak/barınak hayvanlarının durumu ile ilgili bilgi aldı, barınağın bildirdiği ihtiyaçlara göre bir kısım yardım götürdü ve bakıma ihtiyacı olan köpek kulübeleri boyadı. 

3000 küsür köpek ve 200'ün üzerinde kediyi barındıran Yedikule Hayvan Barınağı 2001 yılında kurulmuş. Toplam alanı 8000 m2 olan barınağın sınırları içinde 500 m2 peyzaj ve gezinti alanı da bulunuyor. Halihazırda 22 kişinin görev yaptığı merkezin gönüllü yöneticiliğini sevgili Meral Olcay yürütüyor.  

------------------------------- 

Launched in 2009, the global Yale Day of Service is one of a number of service opportunities for Yale alumni to lead by sharing their time and talents to make a difference. Yale Day of Service is also a chance for alumni around the world to come together on one day to celebrate this tradition of service. On the Yale Day of Service, alumni and their families and friends work side by side to make a difference in the communities that they live.

This year Yale Club of Turkey joint forces with Cats & Pups of Istanbul to help make the lives of shelter animals a little better with a hands-on "Shelter Day" project. On the 7th of May, Yale alumni grabbed buckets of paint and brushes to colour animals sheds that needed maintenance as well as supplying a list of necessities reported by the shelter administration.

Home to over 3000 dogs and 200+ cats, the event took place at Yedikule Animal Shelter which was established in 2001. The shelter currently covers 2000 square meters of land and 500 square meters of green area. A total of ten professional employees and ten volunteers are working in the shelter under the supervision of Mrs. Meral Olcay who is the voluntary manager of Yedikule Animal Shelter. 

1 comment :

Post a Comment

Kedi Sevmeyenler Neden Kedilerin Kadrajındadır?

No comments

Slate – Kedi doğasının başlıca ironilerden bir tanesi, kedi sevmeyen insanlardan hoşlanıyor olmalıdır.  Biz kedi severler, kedi sevmeyen insanların davranışlarını inceleyerek, bu konu hakkında bir kaç şey öğrenebiliriz.

İnsanlar kedileri umursamıyorlarsa veya onlardan tedirgin oluyorlarsa, kedilere bakmaktan kaçınırlar ama gözleri de kontrol amaçlı onların üzerindedir. Kedilerin onlara doğru yaklaşmasını istemezler. Hayır! Geliyor! Kucağıma atlayacak! gibi endişelere kapılırlar ki böyle durumlarda endişeleri de karşılıksız kalmaz.

Bu konuya bir de kedilerin açısından bakalım.

Kedi dünyasında bütün agresyon belirtileri bakışlarla başlar. Ağırbaşlı ve uslu kediler kısa bir süre için size baktıktan sonra başka bir yöne bakmayı tercih ederler. Bu yüzden arkadaş olmak istediğiniz bir kedi varsa, bulunduğunuz ortamda onun durduğu bölgeyi belirleyin ve bakışlarınızı ondan kaçırmaya gayret edin.

Bir diğer kritik konu ise kedilerle temas… kedilerden hoşlanmayan insanlar onlara dokunmamaya gayret gösterirler. Bir kedi yanlarına yaklaştığı zaman, içgüdüsel olarak kedinin başını okşadıkları görülür. Bu fenomen ingilizce de “instinctive petting” olarak ifade edilir, yani “içgüdüsel okşama”. Bu kişiler daha sonra, ellerini kedinin üzerinden çekerek bir an önce onun yanlarından uzaklaşmasını isterler. Fakat kedi umduklarının aksine yanlarından ayrılmak istemez.

Gerçek şudur ki ‘Kolay elde edilmezi’ oynamak bir kediyle arkadaşlık kurmanın en iyi yollarından biridir. Yeni tanıştığınız bir kediyle arkadaş olmak istiyorsanız, size doğru yaklaşmasına izin verin ve elinizi ona doğru uzatın. Böylece hem kedinin kokunuzu almasına izin vermiş, hem de yanağını elinize sürterek kendisini sevdirmesi için uygun bir ortam hazırlamış olursunuz.

Kedilerle dostluk kurmanın 4 adımını merak ediyorsanız bu yazının devamını bekleyinJ

Pek yakında…

No comments :

Post a Comment

Biz "Kucaklama Sınıfı"nı ÇOK Sevdik!

No comments

Travel+Leisure - Bir evcil hayvan sahibi olmanın ne demek olduğunu, tüylü dostumla birlikte seyahat etmek zorunda kaldığım zaman anladım. Beni daima en çok endişelendiren şey, onun uçakta seyahat ettiği bölümün fiziki koşulları oldu.

Ancak, bazı yabancı havayolları tarafından çıkarılan yeni bir düzenleme ile, artık evcil hayvanlarımız için de bir koltuk ayırtabilmemiz mümkün. Bu hizmet şimdilik yalnızca Amerika’da A321T uçakları ve Los Angeles - New York seferleri arasında birinci sınıf yolcular için düşünülmüş olsa da, umuyoruz ki yakında aynı ayrıcalık tüylü dostlarımıza tüm havayolları tarafından ve daha fazla hatta sağlanır.

Havayolu sözcüsü, “kucaklama sınıfı” olarak adlandırılan birinci sınıf evcil hayvan kabinlerinin özellikle, yolcuların taleplerine bağlı olarak ana kabine yerleştirildiğini bildirdi. İnsanların evcil hayvanları ile birlikte seyahat etmeleri popüler bir trend haline geldiğinden beri, Amerikan hava yolu şirketleri bu durumu farklı bir hizmet denemek için harika bir fırsat olarak görmüşler.  

Mevcut sistemde “Kucaklama Sınıfı” yolcularına ait koltuk rezervasyonunu, yolcu kendi biletini ayırtırken hızlıca yapabiliyor. Elbette bu hizmetin ufak bir şartı var, o da tüm seyahat edecek evcil hayvanların veteriner onayından geçmesi.

Çok büyük hayvanlar bu bölmeye yerleştirilemeyebilirler. Bu yüzden St. Bernard ya da Sheep Dog cinsi köpeğiniz varsa, bu hizmet size çok hitap etmeyebilir. Hizmetin sahibi hava yolları şirketi, “Kucaklama Sınıfı” ücretinin 125 $ olduğunu açıklamış. Bu ücret Türkiye için çok fazla gibi görünse de Amerika’da bir evcil hayvan taşıyıcısına ödenilen fiyatın aynısı. 


No comments :

Post a Comment

Cats & Pups of Istanbul #DünyaSaati'ni Destekliyor!

No comments

Dünya Saati (Earth Hour), iklim değişikliği sorununa dikkat çekmek için düzenlenmiş dünyanın en büyük çevre etkinliklerinden biri. 

Yüzlerce kentte, milyonlarca insanın bir saatliğine ışıklarını kapatarak küresel iklim değişikliğine dikkat çektiği Dünya Saati, 2007 yılında Avustralya'da başladı. WWF’in organizasyonuyla kısa sürede 7 kıtada, Türkiye de dâhil olmak üzere, 150'den fazla ülkeye ve 7 binden fazla kente yayıldı. 

Paris’teki Eyfel Kulesi, Londra’daki Buckingham Sarayı, Barselona’daki La Sagrada Familia, Vatikan’daki St.Peter Bazilikası, Rio de Janeiro’daki İsa Heykeli, Newyork’taki Empire State Binası ve Times Meydanı, Rusya’daki Kremlin Sarayı ve Mısır’daki piramitler kampanya için ışıklarını kapatan 10 bin yapıdan sadece bazıları. 

Türkiye’de Dünya Saati

2010 yılından beri bir saat boyunca ışıkları kapatılan Boğaziçi Köprüsü’ne 2012 yılında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü eklendi. Son beş yıl içinde Topkapı Sarayı, Ayasofya Müzesi, Beylerbeyi Sarayı, Küçüksu Kasrı, Dolmabahçe Sarayı ve Saat Kulesi, İzmir Saat Kulesi, Sultanahmet Cami ve Ortaköy Camii gibi anıtsal yapılar kampanyaya katıldı ve Dünya Saati’nin önemli sembolleri arasında yerlerini aldı. 

Her yıl yeni anıtsal yapıların eklendiği kampanyaya, Türkiye'de saydığımız bu yapılar dışında 44 valilik/belediye ve 400’den fazla kurum katılıyor. 

Siz ne yapabilirsiniz?

19 Mart 2016 Cumartesi günü 20.30-21.30 saatleri arasında herkesi ışıklarını bir saatliğine kapatarak iklim mücadelesine bir ışık tutmaya çağırıyoruz. Dünya Saati gecesi çektiğiniz fotoğrafları #DünyaSaati etiketiyle sosyal medya hesaplarınızdan yorumlarınızla birlikte paylaşıp bu küresel hareketin parçası olabilirsiniz! 

No comments :

Post a Comment

KEDİ | Nine Lives: Cats in Istanbul (TR & ENG)

No comments

‘Kedi‘"İstanbul’da kedi dünyada örneği olmayan bir şey. İstanbul’da kediler, sanki sizi senelerdir tanıyormuş gibi tavır alıyor” Ceyda Torun

Yönetmen Ceyda Torun, İstanbul’u tur defterlerinden ve gazete manşetlerinden farklı bir şekilde göstermek istiyordu. İki buçuk yıl önce Türkiye’ye gelip çalışmaya başladı. Ortaya ‘Kedi’ belgeseli çıktı.

Binlerce yıldır aramızdalar... İmparatorlukların yükseliş ve çöküşlerine, kentin küçülüp büyümesine tanık olmuşlar... Ama hâlâ pati atıp, kafalarına göre takılmaya devam ediyorlar. Onlar, İstanbul’un kedileri... Yönetmen Ceyda Torun’un, İstanbul’u kedilerle anlattığı KEDİ belgeseli, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında gösterilecek.

Hürriyet Kelebek'te yayınlanan Ceyda Torun röportajını mutlaka okuyun!


Director Ceyda Torun’s first documentary film ‘Nine Lives: Cats in Istanbul’ is a great chance to see the feline residents of the city’s various neighborhoods from Galata to Cihangir and Feriköy to Kuzguncuk.

If you want to get to know a city, they say you have to see it through the eyes of a local. In Istanbul, though, forget about any two-legged guide to the city; the true proprietors of the city on seven hills are the ubiquitous felines.

Now, director Ceyda Torun has delved into the world of Istanbul’s cats with a new documentary, “Nine Lives: Cats in Istanbul,” which is being screened as part of the 15th !f Istanbul Film Festival.

Read more on Hurriyet Daily News.


No comments :

Post a Comment

Biz de Üsküdar Aziz Mahmud Hüdayi Camii İmamını Çok Sevdik! (TR & ENG)

No comments

(Hürriyet) Türkiye, Üsküdar'daki kedi dostu imamı konuşuyor. Soğuktan üşüyen kedileri Aziz Mahmud Hüdayi Camisi'nin içine alan imam Mustafa Efe, bir anda tüm ülkenin ilgisini çekti.

Kedi dostu imamın kedileri sevip okşarken çekilen fotoğrafları cami cemaati tarafından sosyal medyada paylaşılmaya başlayınca Mustafa Efe herkes tarafından sevilen, tanınan bir kişi oldu.

Sosyal medya da ünlenen imam için Facebook'ta "Mustafa Efe" adlı bir beğeni sayfası bile açıldı. Kısa sürede 25 bini aşkın kişinin beğendiği sayfadaki paylaşımlarda, Efe'nin kedilerle birlikte çekilmiş fotoğrafları yüklendi.

Üstelik Mustafa Efe'nin kedi sevgisi dış basında da ses getirdi.  Newsweek,  BuzzFeed,

Hürriyet'te yayınlanan röportajı okumak için tıklayın.



(Hürriyet Daily News) A young, sweet-voiced Turkish imam recites the Quran while leading dawn prayers at a historic Istanbul mosque.

In contrast to his intense concentration, a grayish-colored cat alternates between licking its fur and looking detachedly at more than 300 early-bird worshippers. It seems unmoved by the congregation’s devotion or their youthful imam.

However, neither the imam nor the worshippers are offended by the presence of the cat inside their place of worship; they follow their rituals as usual.

A peaceful cohabitation exists inside the mosque as if cats and worshippers have struck an agreement.

In fact, this harmony has been in place for a long time; the cats and worshippers do not disturb each other and even enjoy one another’s company.

“Cats have been with us during prayers and sermons. They do not spoil the peace inside the mosque. Worshippers love them as well,” said Mustafa Efe, the imam at the Aziz Mahmud Hüdayi Mosque in Istanbul’s Üsküdar.

Efe unexpectedly found fame recently after social media exploded with footage taken from his mosque showing cats mingling with worshippers.

No comments :

Post a Comment

Cats of Istanbul Sevgililer Günü için hazır! ♥ (Çağıl Alkaç)

No comments
İşte bir Sevgililer Günü ♥ daha yaklaşıyor…

Peki "Sevgililer Günü ♥" denilince aklınıza ilk ne geliyor? Kırmızı güller, sokakta ellerinde parlak kalpli balonlarla yürüyen mutlu yüzler, romantik hediyeler, tatlı sürprizler, kısaca sevdiğiniz insanı farklı şekillerde mutlu ettiğiniz cıvıl cıvıl bir gün mü? Yoksa tüketim çılgınlığını besleyen kocaman bir pazarlama kampanyası mı?

Her sene Sevgililer Günü ♥ olarak kutladığımız 14 Şubat'ın yani “Aziz Valentine Günü”nün tarihçesini biraz araştırınca, bu özel gün benim için bu sene daha farklı bir anlam kazandı.

Hepimizin bildiği gibi Sevgililer Günü ♥ ile ilgili bir çok hikaye, efsane, söylence var. Bunca literatürün bir nedeni Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisinin antik çağlara dayanması.

Örneğin Antik Yunan takvimlerinde, Ocak ayı ortası ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyon ayı olarak adlandırılmış ve Zeus ile Hera'nın kutsal evliliğine adanmış. Antik Roma'da ise 15 Şubat bereket tanrısı Lupercus'un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanırmış. Lupercus'u onurlandırmak için genç kadın ve erkekler sokakta çeşitli bereket ritüelleri yaparlarmış.

Bir diğer hikayeye göre ise Roma İmparatoru Claudia döneminde askerlerin evlenmesi yasaklanmış. Aziz Valentine adlı bir rahip ise evliliğin kutsallığına inandığı için gizlice askerleri evlendiriyormuş. Günlerden bir gün yakalanıp hapse atılmış ve - hikaye bu ya - kendisinden yargıçlardan birinin görme engelli kızını dua ile iyileştirmesi istenmiş. Aziz Valentine kalbinden gelen öyle dualar etmiş ki yargıcın kızı görmeye başlamış. Herşeye rağmen İmparator Claudia'nın iradesine karşı geldiği için idam edilmesine karar verilen Aziz Valentine'nin son sözleri idama götürülürken yargıcın kızına verdiği notta yazan “Valentine’inden”(“from your Valentine") olmuş. Bu not o gün bugündür Sevgililer Günü'nün ♥ sembolü olduğu kadar, Aziz Valentine’in inandığı değerler uğruna ölümü göze aldığının ve son anında bile bunu sevgiyle ♥ gösterdiğinin en güzel ispatı olmuş.

Diğer bir hikayeye göre ise Orta Çağ Fransa ve İngiltere'sinde 14 Şubat kuşların çiftleşme zamanının başlangıcı olarak bilinirmiş. Kuşlardan ilham alan dönem insanı ise sevdiğine ♥ - bugün de Batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarına gelen - "Valentine" diye hitabeder, içlerinde güzel sözler yazan notlar verirmiş.  

Aslında bu hikayeler ve benzerleri ne anlatırsa anlatsın hepsinin ortak noktası yüzyıllardır Şubat ayının ortasında farklı kültürlerden insanların bereket ve sevgiyi ♥ kutluyor oluşu. 

İşte sadece bu basit analizden yola çıktığımda “sevgili” ♥ kelimesi benim için daha derin bir anlam kazanıyor. Hayatımızdaki “özel kişilere" düşünmeden “sevgilim” ♥ diye hitap ederken aslında kelimenin derinliğini gözden kaçırdığımızı düşünüyorum.  

Bence "sevgi-li" ♥ içinde sevginin özünü taşıyan ve bu bunun bilincinde olan kişidir. Sevgi-li ♥, sevgisini sadece özel biri ile paylaşan değil, onu bir varoluş biçimi olarak hisseden ve hayatına dokunan her varlığa hissettiren kişidir. 


Sevgimizi ♥ paylaşmak, sevildiğimizi ♥ hissetmek bizlerin olduğu kadar tüm canlıların da en temel, en doğal ihtiyacı.  İşte bu yüzden, bu Sevgililer Günü ♥ (ve hergün!) sevginizi ♥ sadece sizin için özel “O” kişiye değil,  hayatınızda olan, hayatınıza dokunan tüm canlılara gösterin. 

Sabahları paspasınızda uyuyan o kedinin kafasını okşayın ya da sokağınızı koruyan o köpeğin sırtını sıvazlayın. Hiç umulmadık bir anda camınızın önüne konarak hayatınıza can katan o kumruya veya o minik serçeye bir avuç buğday verin. Eve giderken vapurda size eşlik eden martıya bir lokma simidinizden kırın...

Sevgi-li ♥ güzel günlere. Sevgililer Günü'müz ♥ şimdiden kutlu olsun ♥


No comments :

Post a Comment