Mutlu Seneler! Hediyenizi Almayı Unutmayın (:

No comments
Sevgili Cats of Istanbul Ailesi,

Kocaman bir yılı daha geride bırakırken hepinize - çam sakızı çoban armağanı - ufak bir hediye vererek bugüne kadar göndermiş olduğunuz resimler ve sayfamız üzerinden verdiğiniz destek için teşekkür etmek istedik!

Aşağıdaki linkte bugüne kadar en çok beğeni ('like') almış kediciklerimizden seçtiğimiz 15 tanesi ile evinizde 5 dakikada hazırlayabileceğiniz 3 adet çam ağacı süsü hazırladık.

Patilerinizle beraber sağlık, mutluluk, huzur dolu bir 2015 geçirmenizi dileriz!

Sizi ÇOK seviyoruz!


!!!YILBAŞI SÜSLERİNİZİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN İNDİREBİLİRSİNİZ!!!



Yılbaşı süsünüzü nasıl hazırlayacaksınız?

İhtiyacınız olcak: A4 Kağıt, Yazıcı, Makas, Uhu, Pamuk, Yün İplik

1- Yukarıda linklerini bulacağınız pdf uzantılı dosyaların ve/ya facebook sayfamızda paylaşmış olduğumuz jpeg resimlerin bir çıktısını alın
2- Şekli -gri kanatlar da dahil olmak üzere - kenarlarından kesin 
3- Tüm resimlerin kenarlardan bir kez katlayarak, küp şeklini nasıl ede edeceğinizi keşfedin
4- Resmi yeniden açın
5- Gri kanatların üzerine uhu sürün ve yeniden kare şeklini bulun
6- "İstanbul Kedileri" logolu kenarı yapıştırmadan önce kutuyu sağlamlaştırmak için, içerisini pamuk ile doldurun
7-  Modelin çıktısını aldıktan sonra kesme işlemine geçmeden bu kağıdın altına uhu ile ikinci bir yaprak yapıştırarak  süsünüzü sağlamlaştırabilirsiniz
8- Son olarak süsünüzü ağaca takabilmeniz için kenarlarından birine kırmızı yün iplikten bir askı yapmayı unutmayın!

Mutlu Seneler! :)

No comments :

Post a Comment

YASTAYIZ

No comments
Ailemizin çok sevilen bir üyesini kaybettik. 

Evimize, yaşadığımız ilk görüşte aşk ile gelmişti.
Yuvarlakça, ton ton bir bebekti. 
Yemek yemeyi çok severdi.
Büyüdükten sonra da yemek konusundaki hasasiyeti devam etti.
Masada ne varsa yemek ister, yiyemediği için de yüksek sesle söylenir dururdu.

Daha yanaklarındaki tüyler bembeyazken kalbimin tam üzerinde severek uyuturdum.

Alerjimden dolayı ilk söylemeyi öğrendiği şey "Çok yaşa!" idi. 
Biri hapşırınca yemek yemekle veya temizlenmekle meşgul değilse mutlaka söylerdi.

'Pickle', 'Turşu', 'Canım', 'Aşkım', 'Aşk', 'Aşk Kuşu', 'Küçük Kuş', 'Cik cik cik cik'

Pickle dünyanın en akıllı minik sevgi kuşlarından biriydi. 

Mekanı cennet olsun 

Yastayız.


No comments :

Post a Comment

ÜNLÜ MODACI KARL LARGERFELD’İN KEDİSİ CHOUPETTE ARTIK BİR İŞ-KEDİSİ

No comments

Temmuz ayında tanınmış Japon markası Shu Uemura ile havalı bir makyaj markası yaratmak üzere görüşmelere başlayarak moda dünyasına adım atan ilk kedi Choupette, geçtiğimiz hafta ürünlerinin lansmanını New York'ta yaptı!

"Shupette by Karl Largerfeld" olarak piyasaya çıkan makyaj markası oldukça parlak, şeker gibi renklerden meydana gelen bir palete sahip. "Shupette by Karl Largerfeld" göz farları, pudralar ve parıl parıl vücut simlerine ek olarak kirpik kıvırma aletleri, fırçalar, temizleme pamukları gibi günlük bakım sırasında her zaman ihtiyaç duyulabilecek ürünlerden oluşuyor.  

Choupette, kendi adını verdiği makyaj markasının aynı zamanda yüzü de. Bütün Shupette ürünlerinin üzerinde sevimli mi sevimli resimlerini gördüğümüz Choupette acaba yakın zamanda bir de moda defilesinde boy gösterir mi, ne dersiniz?

Bu arada Choupette’nin bu yeni girişimi ile beraber sosyal medya takipçileri de hızla artışa geçmiş olduğunu da belirtmeden geçmeyelim!


Karl Lagerfeld Hakkında

1933 doğumlu Karl Lagerfeld 20. yüzyılın en önemli moda tasarımcılarından biridir. Almanya'nın Hamburg şehri doğumlu Lagerfeld halihazırda Paris'te yaşamakta ve çalışmaktadır. 1980'li yılların başlarında kendine ait parfüm ve giyim eşyası üreten markasını piyasaya süren Lagerfeld ayrıca uzun kariyeri boyunca Chloé, Fendi ve Chanel gibi büyük moda evleri ile de ortak çalışmalar yapmıştır.  

No comments :

Post a Comment

ASABİ KEDİ'DEN SONRA ŞİMDİ DE SİNİRLİ KEDİ İNTERNETİ SALLADI!

No comments

Sinirli Kedi ile tanıştıktan sonra Asabi Kedi gözünüze son derece mutlu görünecek! Evet, artık internette Asabi Kedi'den çok daha öfkeli bir pati var; sinirli İran kedisi Garfi! 

Garfi bitmeyen bir Pazartesi sendromu, Garfi yeşil ışık yandığında öndeki arabada akıllı telefonunda arkadaşına mesaj yazan gevşek insan buhranı, o kritik bir pozisyonda koşmayan bir futbolcu gerginliği...  

Üstelik Garfi bir Türkiye vatandaşı.  Gururlu sahibesi Hülya Özkök ile yaşıyor... Kendisi henüz Asabi Kedi gibi dünya çapında bir üne sahip olmasa da Flicker albümü bir gecede 17,000 kişiye ulaşmış durumda.


Bu arada "Garfi" ismi nereden geliyor diye merak edip sonra "Garfield" mı acaba dediyseniz, doğru bildiniz!



No comments :

Post a Comment

DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ

No comments

Dünya Hayvanları Koruma Günü 1931'de Floransa'da bir araya gelen ekolojistlerin nesli tükenmekte olan hayvanların vahim durumlarına dikkat çekmek istemeleri üzerine konunun tartışıldığı kanvansiyonda, 4 Ekim olarak ilan edilmiştir.

Dünya Hayvanları Koruma Günü vesilesi ile dünyaya hatırlatılmak istenenler ise şöyledir:

  • Hayvanların dünyadaki varlıklarını kutlamak
  • Hayvanlar alemi ile insanlık arasındaki ilişkiyi kutlamak
  • Hayvanların, insan hayatında oynadıkları - bize dost olmaktan, varlığımıza destek olmaya kadar - çok çeşitli rollerin farkına varmak
  • Hayvanların hayatımızı nasıl zenginleştirdiklerinin farkına varmak ve bunun için şükretmek 

Dünya Hayvanları Koruma Günü ile tüm bu maddelere dikkat çekilmesi ve hayvanların varoluş koşullarının - hayvan sever bireylerin, grupların ve kurumların destek ve katkısı ile - dünya genelinde iyileştirilmesi amaçlamaktadır. 

Bu özel gün, bugüne kadar dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan hayvan-sever ve hayvan-hakları-savunucusu organizasyonları birleştirmek için güzel bir vesile olmuştur. Dünya Hayvanları Koruma Günü sayesinde her sene farklı ülkeler özelinde hayvan hakları konuları masaya yatırılmakta ve dünyanın tüm hayvanları büyük bir kitlesel hareket tarafından kucaklanmaktadır. 

Siz de hayvanları en az bizim kadar seviyorsanız, bugünü hayvan hakları ve hayvanların yaşam koşulları ile ilgili konularda farkındalık yaratmak üzere çevrenizdeki herkese anlatmayı unutmayın. 

Dünya Hayvanları Koruma Günü herkesin - din, dil, ırk ve politik duruşu ne olursa olsun - sadece çevresindekilere hayvanların bizlerin ve dünyanın varlığı için önemini vurgulayarak ve/ya hayvanlara olan kişisel sevgisi ve duygularını dile getirerek katkıda bulunabileceği özel bir gün. 

Unutmayın ki hiç bir katkı küçük değildir ve neyin, nerede, ne zaman ne kadar büyük bir değişime neden olacağını asla bilemeyiz! 

Dünyanın tüm canlılar için daha adil ve yaşanır bir yer olduğunu bir gelecek dileğiyle...

* Özellikle 4 Ekim'in Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak seçilmesinin nedeni ise - tüm hayvanların dilini bildiği ve onlarla konuştuğu rivayet edilen - Aziz Francis'in günü olmasıdır.

No comments :

Post a Comment

KEDİLERLE DOSTLUK ÜZERİNE ÜNLÜ SÖZLER

No comments

Hayatın sıkıntısından 2 şeyle uzaklaşabilirsiniz: Müzik ve kediler.

Albert Schweitzer


Kediler, seçilmiş arkadaşlardır. 
Norman Corwin


Minicik bir kedi yavrusu bir sanat şaheseridir. 
Leonardo da Vinci


Kediler esrarengiz canlılardır, akıllarından bizim tahmin ettiğimizden çok daha fazlası geçer. 
Sir Walter Scott


Kedimizle oynarken, o mu bizi eğlendiriyor, yoksa biz mi onu eğlendiriyoruz kim bilebilir? 
Montaigne


Kediler duyguları konusunda dürüsttürler.
Ernest Hemingway


Her 'miyav' kalpten gelen bir mesajdır 
Stuart McMillan


Bir kediyle geçirilmiş zaman asla vakit kaybı değildir. 
Sigmund Freud


Kedileri seviyorum çünkü evimi seviyorum ve kediler de yavaş yavaş evimin gözle görünür bir ruhu oluyorlar. 
John Cocteau


Bir kediden daha iyi dost bulunabilir mi? 
William Hardvin

No comments :

Post a Comment

KEDİNİZİ RAHAT ETTİRİN

No comments

Kediler yaşamlarının yaklaşık 1/3'ünü uyuyarak veya uyuklayarak geçirirler. Bu sebeple yumuşak, sıcak ve kendilerini güvende hissedebilecekleri kuytu uyku köşeleri küçük tüylü dostlarımızın rahatı için gerekliliklerin başında gelir. Peluş kaplı yastıklara ve yumuşak dokumalı yataklara tam da bu yüzden bayılırlar.

Aynı şekilde karton ya da ahşaptan yapılmış, iç yüzeyi tüysüz halı ile kaplanmış ve yumuşacık minderler ile dekore edilmiş kutu/kulübecikler de onlar için lüks birer villa değerinde olabilir. Şayet bir gün siz de minik dostunuz için böyle bir projeye imza atmak isterseniz, genelde daire şeklinde yuvarlak girişleri sevdiklerini unutmayın! :)

Son olarak - dikkatinizi çekmiş olması gerekir veya çekecektir ki - bir çok kedi şekerleme yapmak için evin yüksek noktalarını tercih eder...  Bu nedenle kedinizi rahat ettirmek için eski bir halı ya da kilim parçası ile oturma odanızdaki pencere önlerini veya kütüphane rafları gibi yüksek noktaları onun için birer keyif köşesine dönüştürebilirsiniz!

Tabi bu işe biraz yatırım yapmak istiyorum derseniz her zaman aşağıdaki gibi parkurlar da inşa edebilirsiniz :) Tercih sizin...


No comments :

Post a Comment

HER KUTU ZANNETTİĞİNE GİREN BAHTSIZ KEDİLER

No comments
Distractify sitesinin "Merakları Nedeniyle Tamamiyle Sıkışıp Kalan 25 Şanssız Kedi" (25 Unlucky Cats Whose Curiosity Has Gotten Them Completely Stuck) başlıklı derlemesinden biz de İstanbul Kedileri olarak favori talihsizliklerimizi seçtik.

Bu kareler size de bir yerlerden tanıdık geliyor mu? :)

Daha fazlası için facebook sayfamızdaki "Her Kutu Zannettiğine Giren Bahtsız Kediler" albümümüze göz atabilirsiniz..



No comments :

Post a Comment

BU ŞİRKET KEDİNİZİ ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEYİ VAAD EDİYOR

No comments

Amerikalı Celestis Pets şirketi, acılı ev hayvanı sahiplerine bu dünyadan göçmüş dostlarının isimlerini ölümsüzleştirmek üzere küllerini hatıra bir uzay yolculuğuna çıkartma hizmeti sağlıyor.

Houston merkezli şirket bugüne kadar vefat eden insanların küllerini taşıdığı 12 yolculuk gerçekleştirmiş ve yoğun istek üzerine şimdi aynı hizmeti acılı evcil hayvanı sahiplerine sunmaya karar vermiş.

Şirket bu servis ile acılı evcil hayvan sahiplerine, kaybettikleri evcil hayvanlarının yaşamlarını kutlamak için son bir imkan vermeyi amaçlıyor.

Celestis Pets şirketi Genel Müdürü Stephen Eisele sundukları hizmet için şunları söyledi: “Sevdiklerinizin hayatlarını ve isimlerini onurlandırmak için başvurulabileceğiniz çok eşsiz ve özel bir yöntem. Nerede olursanız olun dünyadan yıldızlara her baktığınızda onlarla çok özel bir şekilde bağ kurabilirsiniz. Bu sevdiğiniz birini hatırlamak için unutulmaz ve ilham verici bir yöntem.”

Aile üyelerinin ve arkadaşların katılabileceği bir törenle uzaya gönderilen evcil hayvanların külleri isteğe göre; 995$ karşılığı "Dünyadan Yükseliş", 4,955$ karşılığı "Dünya Yörüngesi Turu"hizmetlerinden biri ile "ölümsüzlüştürülebilirken" 12,500$ karşılığı sonsuz bir uzay yolculuğu na çıkabilir veya "Aya Yolculuk" paketi ile sonsuza kadar gökyüzüne de yerleşebilir. 


No comments :

Post a Comment

BU KEDİLER FOTOBOMB KONUSUNU ÇÖZMÜŞ!

No comments
Popüler dijital haber sitesi Mashable geçtiğimiz günlerde Brian Koeber imzalı derleme bir fotoğraf albümü yayınladı. 

"Fotobomb konusunda sizden daha başarılı 21 kedi" (21 Cats Better at Photobombing Than You) başlıklı yazısında Koeber, resim çekmekte olan kişinin tam deklanşöre bastığı anda fotoğrafa girerek resmin öznesini saf dışı bırakmayı başarmış bir çok sevimli kedinin marifetlerini sergiliyor. 


Cats of Istanbul'un sizler için seçtiği kedilerden bazılarını facebook sayfamızda bulabilirsiniz.

No comments :

Post a Comment

BARCELONA MAÇINI SEVİMLİ BİR KEDİ BASTI

No comments

İspanya'da başlayan La Liga'nın ilk haftasında, Barcelona ve Elche takımları arasında oynanan karşılaşma sırasında sahaya sevimli simsiyah bir kedi girdi. 

Sahaya girip çıkan, ceza sahasında turlar atan ve görevliler tarafından bir türlü yakalanamayan kedicik, maçın bir süre durdurulmasına neden oldu. 

Bir anda maçın kahramanı olan sevimli kedi, aslında Iniesta ve Messi'yi izlemeye gelen seyircilerden büyük alkış topladı. 

Aldığı alkışları yeterli bulan kedicik daha sonra bir stad görevlisine teslim oldu ve sahanın dışına çıkartıldı.

Kediciğin stadı terk etmesiyle maç devam etti. 

No comments :

Post a Comment

ASLAN VE KAPLANLARIN PARÇALADIĞI KOTLAR 1,500$'DAN ALICI BULDU

No comments

CNN International'in haberine göre Japonya'nın Hitachi kentinde bulunan Kamine hayvanat bahçesi için kaynak yaratmak isteyen Mineko Club* projelerinin bir parçası olarak satışa sundukları en son moda haute-couture tasarımlar için yine aynı hayvanat bahçesinin en vahşi sakinlerine güveniyor.

"Tasarım" diyerek biraz ileri gidiyor olabiliriz. Kamine hayvanat bahçesine ait aslanlar, kaplanlar ve ayılar, proje gönüllüleri tarafından büyük kamyon lastiklerinin ve dev topların etrafına sarılarak kendilerine oyuncak diye sunulan kot kumaşına büyük bir zevkle saldırıp, parçalamışlar. Isırılmış, tırmalanmış ve çiğnenmiş kumaş daha sonra terziler tarafından pantalon olarak dikilmiş. Açık arttırma ile satışı yapılan "Zoo Jeans" marka kot pantalonlardan elde edilen gelirin bir kısmı Doğal Hayatı Koruma Vakfı'na (WWF) ve bir kısmı hayvanat bahçesi yönetimine bağışlanmış. 

“Saf Hayvansal İçgüdü ile Üretilmiştir" sloganıyla tanıtılan 3 adet  aslan ve kaplanların parçaladığı  Zoo Jeans kot pantalonun tanesinin $1,500'dan satıldığı bildirilirken, bir ayı tarafından parçalanan 4. kot ise hayvanat bahçesinde sergilenmek üzere yönetime armağan edilmiş.

Bir WWF sözcüsü projeden elde edilen gelirin bir kısmının kendilerine aktarıldığını doğrularken, "Prensip olarak, hayvanları bu şekile kullanarak kaynak yaratılması taraftarı değiliz" diyen vakıf sözcüsü Akiko Ishihara, Mineko Club grubunun kullandığı yöntemi çok da doğru bulmadıklarını ifade etmiş. 

*Yaklaşık 10 senedir faaliyet gösteren Mineko Club, Kamine hayvanat bahçesi ve burada yaşayan hayvanların bakımı için etkinlikler düzenleyen ve kaynak yaratma projeleri geliştiren bir organizasyon. 


No comments :

Post a Comment

EVİN KEDİSİ TECAVÜZÜ ENGELLEDİ

No comments

Radikal - Diyarbakır'da 20 yaşındaki üvey yeğeninin tecavüz etmeye kalkıştığı öne sürülen 18 yaşındaki H.T.'nin, evdeki kedinin şüpheli S.B.'nin üzerine atlaması üzerine kurtulduğu iddianamede yer aldı. Şikayet üzerine tutuklanan şüpheli S.B. hakkında, 'Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs' suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

KEDİ S.B.'NİN ÜZERİNE ATLADI

İddiaya göre, S.B., üvey teyzesinin kıyafetlerini zorla çıkarmaya çalışırken H.T. kurtulmak için uzun süre boğuştu. Boğuşma sırasında evdeki kedi S.B.'nin üzerine atladı. H.B. ise bundan yararlanarak kaçıp evdeki eşyaları S.B.'ye fırlattı. Evin dış kapısını açıp, yardım isteyince S.B. evden kaçtı.

No comments :

Post a Comment

DÜNYA KEDİLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!

No comments


Biliyoruz kimileriniz diyecek ki "Dünya Kediler Günü" 17 Şubat değil miydi? Evet 17 Şubat da "Dünya Kediler Günü" olarak kutlanıyor. Bunun nedeni ise neredeyse her ülkenin kendi "Kedi Gününü" kutluyor oluşu. 

Yaptığımız ufak çaplı araştırmaya göre "Dünya Kediler Günü" ilk kez İtalya'da, 17 Şubat günü kutlanmaya başlamış. İtalya'yı daha sonra Polonya ve İspanya takip etmiş. Ülke olarak kedi tutkunu olarak bilinen Japonya kendi "Kediler Gününü" 22 Şubat olarak ilan etmiş. Bu kronolojiye Rusya ve Çin 1 Mart tarihli kendilerine özel bir "Kediler Günü" ile dahil olmuşlar. "Kediler Gününü" kendi ülkelerinde en son ilan eden ülkeler ise İngiltere (8 Ağustos - yani BUGÜN!) ve (Amerika 29 Ekim) olmuş... 

Biz #CatsofIstanbul / #İstanbulKedileri olarak "Kediler Gününü" yılda iki kez - yani ilk ilan edildiği ve sondan bir önce ilan edildiği tarihlerde - yılda iki kez kutluyoruz! :) 

En son ilanı kutlamamızın nedeni 29 Ekim'in bizim için özel bir gün olmasından kaynaklanmaktadır ♥


No comments :

Post a Comment

KEDİNİZİ FIRÇALARKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER

No comments

Kediler doğaları gereği temiz varlıklardır. Bir kedi gününün hatrı sayılır bir bölümünü yalanıp, temizlenerek geçirir. Buna rağmen hem kedinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız açısından kedinizi  yavruluk döneminden itibaren fırçalanmaya alıştırırsanız hem siz rahat edersiniz, hem de fırçalandıkça tüy diplerinde kan dolaşımı artan kediniz daha sağlıklı ve pırıl pırıl bir posta sahip olur.

Bir diğer yandan bir kediyi mutlu etmenin en kısa yolu onunla ilgilenmektir. Kediniz ile aranızda zamanla bir ritüel haline dönüşecek fırçalama/fırçalanma aktivitesi ona kendisiyle ilgilendiğinizi hissettirecektir.  

Bir kedi ne kadar özenli bakım görüyorsa, o kadar mutlu olur. Bunun karşılığında da en tatlı hareketleri, beklenmedik sürprizleri ve sevecenliği ile size teşekkür edecektir. 

Peki kedinizi fırçalarken nelere dikkat etmeniz gerekir? İşte kedinizin tüy uzunluğuna göre dikkat etmeniz gerekenler....

KISA TÜYLÜ KEDİLER

Bir Amerikan veya İngiliz Kısatüylüsü, Cornish Rex, Tonkinese, Siyam, Mavi Rus, Scottish Fold,  Munchkin, Japon Bobtail, Bengal veya benzeri bir kediye mi sahipsiniz?

Kedinizi hangi sıklıkta fırçalamanız gerekir?

Haftada bir kez.

Kedinizi fırçalarken nasıl bir fırça kullanmalısınız?

Kısa dişli kauçuk fırça ve kadife kumaş parçası.

Kedinizi fırçalarken nelere özen göstermelisiniz?

Başlangıçta kısa dişli kauçuk fırçanız ile kedinizin cildine daireler çizerek masaj yapın. Bu şekilde kediniz ellerinizin arasında hamur gibi yumuşayacaktır. Yavaş yavaş, fırçanız ile okşama hareketi yaparak kedinizi fırçalamaya devam edin. Hareketlerinizin çok yumuşak olmasına özen göstermelisiniz. Kedinizi bu şekilde bir süre baştan kuyruğa kadar güzelce fırçalayın. Daha sonra tüylerini önden arkaya doğru tarayarak, kulağın arkasında başlattığınız fırça dokunuşunu kuyruğun ucuna kadar taşıyın. Son aşamada elinize aldığınız kadife kumaş parçası ile kedinizin tüylerini yine önden arkaya doğru bir silme hareketi ile yatırın. Bu şekilde kedinizin tüyleri parıl parıl parlayacaktır!

ORTA & UZUN TÜYLÜ KEDİLER

Bir Amerikan Bobtail, Birman, Himalayan, LaPerm, Maine Coon, Uzuntüylü Munchkin, Norveç Orman Kedisi, Van Kedisi, İran Kedisi, Türk Angorası veya benzeri bir kediye mi sahipsiniz?

Kedinizi hangi sıklıkta fırçalamanız gerekir?

Orta ve zayıf tüylü kedileri haftada iki kez. 
Uzun ve kalın tüylü kedileri haftada üç kez.

Kedinizi fırçalarken nasıl bir fırça kullanmalısınız?

Kısa dişli bir fırça (Bu fırçayı kedinizin tüylerini ters yöne doğru taramakta kullanacaksınız), sağlam bir tarak ve son olarak yumuşak uçlu başka bir fırça. 

Kedinizi fırçalarken nelere özen göstermelisiniz?

Başlamadan önce kısa dişli fırçayı elimize alıyoruz ve kedimizin kuyruk sokumundan kafasına kadar - ve hatta ufak dokunuşlarla yanaklarında bulunan - tüm tüylerini tabakalar halinde kaldırıyoruz. Hareketlerimizi tekrar ederek tabaka tabaka kaldırdığımız tüylerin üzerinden bir tur daha geçtikten  sonra tarağımızı alıyoruz. Tarağımızı kedimizin tüylerinin içerisine iyice sokuyor ve derisine paralel bir hareket ile tabaka tabaka ayırdığımız tüylerini yukarı doğru tarıyoruz. Bu aşamada eğer kedimizin tüyleri karışmış ise parmaklarımızla bu tüyleri yumuşak hareketlerle ayırıyoruz.  En son aşamada yumuşak fırçamızı alıyor ve kedinizin tüyleri üzerinden önden arkaya doğru yumuşak hareketlerle bir iki kere geçiyoruz.  Bu şekilde kedimizin tüylerinin her zamankinden parlak ve canlı göründüğüne siz de şahit olacaksınız!

TÜYSÜZ KEDİLER 

Bir Sphynx'iniz vey benzer bir ırka mensup tüysüz bir kediniz mi var?

Kedinizi hangi sıklıkta fırçalamanız gerekir?

Haftada bir kez.

Kedinizi fırçalarken nasıl bir fırça kullanmalısınız?

Küçük bir yuvarlak uçlu kauçuk fırça, yağ nötralize eden şampuan ve yumuşak bir ıslak bez.


Kedinizi fırçalarken nelere özen göstermelisiniz?

Tüysüz kedilerin de ilgiye, şefkate ve "fırçalanmaya" ihtiyaçları vardır. Burada küçük bir yuvarlak uçlu kauçuk fırça ile kedinizin cildine masaj yaparak derisinin altındaki kan dolaşımını hızlandırabilir ve cildinin canlılık kazanmasını sağlayabilirsiniz. 

Sadece hijyen açısından bakıldığında, Sphynx ve benzeri cinsler pratikte fırçalanma ihtiyacı duymazlar. Fakat bu ırkların cilt üzerlerinde ve özellikle kat kat derilerinin arasında biriken kirlerin temizlenmesine ihtiyaçları vardır. 

Bunun için kedinizi yağ nötralize eden bir şampuan ile yıkadıktan sonra yumuşak bir havlu ile nazik hareketlerle kurulamanızı ve ardından cildini alkol içermeyen nemlendiricili bir bebek bezi ile silmenizi öneririz. 

No comments :

Post a Comment

NEDEN "TEKİR"?

No comments
Ülkemiz genelinde evlerde beslenen kedilerin çoğunluğu bir tekir cinsi ve/ya türevidir. Durum böyle olunca Türkiye'de tekir kedi sahiplerinin kedilerine "Tekir" ismi koyması da çok sıkça rastlanan bir durum halini almıştır.  Tekir kedi beslesin veya beslemesin biz istanbullular da sokakta tekir bir kedi gördüğümüzde, onu "Tekir" ismi ile çağırır, severiz. Böyle böyle 'Tekir' kelimesi ülkemizde yaygın bir kedi ismi haline gelmiştir denilebilir.

Peki kedi severler olarak bu kadar sık kullandığımız "Tekir" kelimesi ne demek, biliyor muyuz?


"Tekir" kelime anlamı itibariyle bir post desenini ifade etmektedir. Bu kelimenin kökeni Latin dillerinde kaplan anlamına gelen "tigris" sözcüğüne dayanır. Çizgili ve benekli kedi postunun kaplan sırtına benzerliğinden "Tekir" kelimesi türetilmiştir. Aynı şekilde "Tekir" latin kökenli italyancada, "Gatto Tigrato",  fransızcada "Chat Tigra",  almancada "Tiger Katze" olarak ifade edilir. 

Tekir'in ingilizcesinin "Tabby" demek olduğunu bir önceki yazımızda belirtmiştik. "Tabby" kelimesi de aynı "Tekir gibi" ingilizce konuşulan ülkelerde, aynen Türkiye'deki gibi hem isim olarak hem de bu kedi cinsine hitab edilirken kullanılmaktadır.

İngilizcedeki "Tabby" sözcüğünün ise bambaşka bir hikayesi vardır. Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunan "Attabiye" banliyösünde çok uzun yıllar önce "Attabi" adı verilen, kaplan çizgigisi desenli ipek bir kumaş dokunurmuş. İngiltere'de bu kumaş oldukça beğenildiğinden yüksek miktarlarda ihraç edililirmiş. Tekir kedilerin ülkede yaygınlaştığı sıralarda önce diğer Latin kökenli dillarde olduğu gibi ingilizcede de "Tiger Cat" olarak adlandırılsalarda, "Tabby" (Attabi'nin bir yansıması olarak) popüler ağızda yaygınlaşmış ve benimsenmiş.

No comments :

Post a Comment

İSTANBUL'UN GÖZDESİ TEKİRLER!

No comments
İstanbul'un sokaklarını süsleyen, hiç beklenmedik anlarda yanımıza gelip kimi zaman yemek, kimi zaman ise bir parça sevgi için bize pati atan kedilerimiz... İstanbul kedileri. İstanbul sokaklarının gerçek sahipleri. 

Rengarenk ve türlü kararktelere sahip istanbul kediler arasından bir cins her zaman ön plana çıkar: nam-ı diyar tekirlerimiz. İstanbul'a yolu düşüp de, yolunun üzerinde bir tekir görmeyen yoktur herhalde. 


Peki bu kadar hayatımızın parçası olan, İstanbul'un gözdesi haline gelmiş tekirleri ne kadar tanıyoruz?

Adını postundan alan "Tekir" saf değil melez bir kedi ırkıdır aslında. Çeşitli renk tonlarında görülebilen evcil tekir kediler, Eski Mısır Kedilerinin, Afrika Vahşi Kedisi, (Felis Sylvestris Lybica) ve Avrupa'nın Mahalli Vahşi Kedisi (Felis Sylvestris Sylverstris) ile çiftleşmesinden meydana gelmişlerdir. 

Tekirler saf bir ırk olmamalarına karşın o kadar çok ortak görsel ve fiziki özelliklerine sahiplerdir ki bugün uzmanlar tarafından ayrı bir ırk/cins olarak ele alınabilmektedirler.  Van veya Siyam gibi saf ırklarda olduğu gibi açık seçik ve ortak olarak incelenemeyen özellikleri ise karakterleridir. 

Tekir Kedilerin 'Tarihi' Dış Görünüşü

Tekir kedilerin postunda çok net birbirinden ayrılabilen, canlı renkte çizgiler vardır. 

Bir çok tarihi kaynakta - özellikle asırlar öncesinin Mısır ve Avrupa tarihi görsel kaynakları incelendiğinde - benzer kedilerin çizgilerinin soluk ve kesik olduğu gözlemlenmektedir.

Uzmanlar tarih boyunca Mısır ve Avrupa kedi türlerinin çiftleşerek bu melez cinsi geliştirildiklerini, ortaya çıkan melez kedilerin desenlerinin ise daha net, uzun ve canlı bir hal aldığı öne sürmektedirler. 

Tekir kedilere yabancı dillerde postlarının desen ve renk tonlarına göre değişik isimler verilmiştir. Bu isimlerin Türkçede pek karşığı yoktur. İngilizcesi "Tabby" olan tekirlerin farklı türleri, bu kelimenin önüne gelen ve tekirin dış görünüşünü betimleyen sıfatlarla anlatılmaktadır.

"Mackerel Tabby" (Uskumru desenli tekir) veya "Classic Tabby" (Klasik desenli tekir) Türkiye'de ve dünyada en yaygın olan tekir türüdür. Uskumru balığının sırt desenini çağrıştıran koyu renk ve bariz çizgilere sahiptir. Bu tekirlerin bacaklarında ve kuyruklarında eşit aralıklı bilezikleri vardır.  Alınlarında M harfi şeklinde desen olabilir. Tekir gözlerinin iki tarafında dışa doğru - adeta sürme çekilmiş gibi - düz ve belirgin çizgiler uzanır. 



'Klasik tekir' kedilere ek olarak postalrının desenine göre ayrılmış: çizgilerinin leke şeklinde irili ufaklı olduğu 'Lekeli tekir'; tamamen küçük beneklerden meydana gelen çizgilere sahip "Benekli tekir"; klasik tekir desenlerine sahip olup, postunun çeşitli yerlerinde kahverengi, sarı ve siyah ile süslenmiş "Alaca tekir", postu sadece iki tondan oluşmuş "Yamalı tekir" gibi tekir çeşitler de vardır. 

Bir takım tekirlerde, tekir desenlerin içerinde beyaz renkli bölgelere rastlanabilir. Bu kediler anlatılırken; desen, renk veya tonlarına göre verilen isimlerinin önüne "Beyazlı" sıfatı alırlar. Örneğin, 'Beyazlı Tekir' veya 'Beyazlı Yamalı Mavi Tekir'. 

Son olarak tamamen beyaz olan kedilerin, kimi zaman sadece baş, bacak ve kuyruk gibi postlarının belirli kesimlerinde tekir desenler bulunduğu gözlemlenmektedir. Bunlara "Tekir Desenli Van Cinsi" olarak adlandırılmaktadırlar.



No comments :

Post a Comment

SOKAK HAYVANLARI İÇİN GERİ DÖNÜŞÜMÜ TEŞVİK

No comments

Pugedon adı verilen geri dönüşüm kutusu, boş şişelerin kutuya atılması halinde sokak hayvanlarına yemek verecek. 

Sosyal sorumluluk kapsamında hayata geçirilen proje bir yandan atıkların geri dönüşümünü sağlarken öte yandan da sokakta aç kalan hayvanların karnını doyurabilmeleri için belediyeler tarafından uygulamaya sokulacak.

Kutu, sağ tarafında bulunan iki gözün bir tanesine boş şişe, ötekineyse şişelerde kalan su döküldüğünde alt tarafta bulunan iki kabın birine hayvan maması, ötekine de su bırakıyor.

People in Turkey’s largest city can feed stray animals by recycling plastic.

HydrogenFuelNews - The recycling technology, created by Pugedon, has been designed to distribute a small portion of dry kibble and drinking water for one of the city’s numerous stray dogs or cats whenever a person deposits a plastic bottle in one of the company’s “Smart Recycling Boxes”.

The machines are good for the environment, helping to prevent litter. They also give people somewhere to put their trash, while at the same time providing hungry animals with food and water. In addition, the government does not have to provide any money for the project to work. The kibble that is dispensed from the machine is paid for by the money that is made from recycling the plastic that is collected from each machine. Therefore, as long as citizens keep the streets clean and take advantage of the recycling technology, the animals will receive food and water until, hopefully, they are adopted.

No comments :

Post a Comment

HAYVAN HAKLARI İÇİN $25 MİLYON TOPLADI

No comments

Son zamanlarda Leonardo DiCaprio'yu verdiği büyük yat partileri ve çıkacağı uzay yolculuğu ile ilgili olarak sık sık medyada görüyor olabilirsiniz. Peki ünlü aktörün aynı zamanda tutkulu bir doğal hayat aktivisti olduğunu biliyor muydunuz? 

DiCaprio yakın bir zamanda fransız riviyerasında verdiği gala ile kendi adını taşıyan çevre vakfı (Leonardo DiCaprio Foundation) için davetlilerinden toplam $25 milyon topladı. Ağırlıklı olarak hayvan hakları konusunun gündemde olduğu gecede, hayvan katliamlarına karşı atılması gereken adımlar konuşuldu ve biyo-çeşitliliği korumanın dünyamızın geleceği açısından öneminin altı çizildi. 

Etkinlik sırsında düzenlenen açık arttırmada; DiCaprio, Martin Scorcese ve Robert DiNiro imzalı bir Harley Davidson $673,000'dan yeni sahibine kavuşurken, Damien Hirst tarafından yapılmış bir heykel ünlü milyarder Len Blavatnik'e $6 milyona satıldı. DiCaprio'nın yeni çıkacak filminde iki kişi için figüran olarak rol alma hakkı ise toplam $2.4 milyondan alıcı buldu. 

Geceya katılanlar arasında Selena Gomez, Joan Collins, Petra Nemcova, Cara Delevingne, Jared Leto, Marion Cotillard, Robin Thicke ve Bono gibi bir çok ünlü isim de vardı.  Gecede Bono'nun   da kendine ait gitarı açık arttırma ile $1 milyona satıldı.

Umuyoruz ki hem Türkiye'de hem dünyada daha çok tanınmış isim Leonardo DiCaprio'nun bu çalışmalarını örnek alır.

No comments :

Post a Comment

ÜNLÜ MODACI KARL LAGERFELD’İN KEDİSİ 'CHOUPETTE' DE ARTIK BİR ÜNLÜ

No comments
Dünyaca ünlü bir makyaj markasının yeni sezon koleksiyonunun tanıtım çekimleri için ünlü modacı ve fotoğraf sanatçısı Karl Lagerfeld ile anlaşmasından beklenmedik bir ünlü doğdu: 'Choupette' 


Karl Lagerfeld'in kedisi 'Choupette' hem markanın sezonluk koleksiyonuna adını verdi hem de reklam çekimlerinin yıldızı oldu. 'Choupette'tin güzelliğinden ve çekiciliğinden ilham alan marka, "tüy-yumağı takma kirpikler" ve "pati ojeleri" gibi çeşitli ürünler geliştirmiş. 


2011'de 'Choupette'i ünlü model Bapdiste Giabiconi'de görüp, aşık olan ve daha sonra sahibine geri vermeyi reddeden Karl Lagerfeld şöyle diyor: “Onu gördüğümde dünyanın en tatlı kedisi olduğunu düşündüm. Adete çok bakımlı bir kadın gibi karşımda duyuyordu... Oldukça güçlü bir kişiliği var. Her gün benimle sofrada oturup öğlen ve akşam yemeklerini yer. Tabi kendine özel hazırlanmış bir menüsü vardır...” 

'Choupette' ender rastlanan kar-beyazı bir Siyam kedisi. 

No comments :

Post a Comment

KEDİLER MAMA KONUSUNDA SON DERECE SEÇİCİDİR

No comments
Kediler mama konusunda son derece seçicidirler. Öyle ki istedikleri yiyecekleri yiyebilmek için size baskı yapmayı deneyecek, işi açlık grevine kadar bile götüreceklerdir. Bu anlamda kedinizi ilk günden nasıl bir beslenme rutinine alıştırdığınıza/alıştıracağınıza dikkat etmelisiniz.

Örneğin yavru kedinizi konserve mamaya alıştırırsanız, bu onun diğer mama türlerini istememesine neden olacaktır. Aynı şekilde ev yemekleri yemeye alıştırdığınız yavru kediniz ilerki zamanlarda kuru mama yemeyi reddecektir. 


Temel olarak kediniz için kuru mamaya dayalı bir beslenme rejimini benimsemenizin diğer tüm yöntemlere göre birçok iyi yanı vardır. Öncelikle kuru mama kedinizin sağlıklı gelişimi için çok iyidir. 

Kedi mamalarını üç ana başlık altında toplayabiliriz:

Veteriner Hekim Mamaları:

Bu mamalar özel olarak kedilerin sağlık problemlerinin çözümüne yönelik hazırlanmış, tedavi edici özelliği ve koruyucu nitelikleri olan mamalardır. Bu mamaları yalnızca veteriner hekimin tavsiyesiyle ve yine veterinerlerden temin edebilirsiniz.

Profesyonel Mamalar:

Veteriner Hekimler, kedilerin günlük besin ihtiyaçlarını dengeli bir şekilde karşılayabilmeleri için kedi sahiplerine her zaman profesyonel mamaları tavsiye etmektedirler. Bu mamaların formülleri uzun araştırmalar ve bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılmıştır ve son derece sağlıklıdır.

Market Mamaları:

Market mamaları bir anlamda içeriklerindeki besin miktarları düşürülmüş "profesyonel mamalardır". Dolayısıyla marker mamalarına dayalı bir beslenme, kedinizin eksik beslenmesine neden olabilir. 

No comments :

Post a Comment

KEDİ ALMADAN ÖNCE ALMANIZ GEREKEN 7 ŞEY

No comments
Mama & Su Kabı: 

Temizlenmesi kolay ve ters dönmeyecek kadar ağır olmalıdır. Paslanmaz çelikten çift gözlü metal kaplar en idealidir. Mama konmadan önce kapların yıkanması gerekir. Su kabında her zaman taze temiz su bulunmalıdır.

Kedi Tuvaleti:

Kediler - köpeklerden farklı olarak - dışarı çıkmadan da tuvalet ihtiyaçlarını ev içinde giderebilirler. Yavru kediniz için kedi tuvaleti alırken, tuvaletin boyutlarını erişkin olduğu zamanlarda da kullanabileceği genişlikte ve kumu eşelerken dışarı dökemeyeceği yükseklikte almaya dikkat edin.  

Kedi tuvaletlerinin içinde gazete parçaları ve talaş kullanılabilir fakat özel olarak üzeriten hijyenik kedi kumları daha idealdir. Biraz pahalı olsalarda bu kumlar tuvalet kokusunun ortadan kaldırılması ve kullanım kolaylığı yönünden oldukça avantajlıdır.  Kedi kumunun üzerindeki pislikleri almak içinde bir de kum küreği temin etmeniz gerekmektedir. 

Günlük olarak kumun temizliğini yapmanız kedinizin sağlığı için önemlidir. Bir diğer yandan her hafta kumu komple değiştirmeli, tuvaleti çamaşır suyu ile yıkamalısınız. Bu  hem sizin sağlığınız hem de kedinizin sağlığı açısından gereklidir. Kumu ve kedi tuvaletini temizlerken mutlaka eldiven kullanın ve işlem sonunda ellerinizi yıkayın. 

Kedi Yatağı:

Kediler kapalı, kendilerini güvende hissedebildikleri alanları çok severler. Siz de bu nedenle kedinizin saklanıp uyuyabileceği, yumuşak ve üstü kapalı bir yatak tercih edebilirsiniz. Kediler yattıkları yerin temiz olmasına dikkat ederler.  Dolayısıyla kedinize yatak seçerken mutlaka yıkanabilir yumuşak yapıdaki materyallerden yapılmış olmasına dikkat edin.

Kediniz aldığınız gün aldığınız yatağın içine girmezse umutsuzluğa kapılmayın. Zamanla yatağına alışacak ve kendisi için uygun bir yer  olduğuna kanaat getirecektir.


Tırmanma/Tırmalama Tahtası & Oyuncaklar:

Kediniz - özellikle büyürken -  gerinme (kaslarını esnetme) ve tırmanma (deşarj olma, dünyaya tepeden bakma) gibi bir takım egzersiz ihtiyaçları içerisinde olacaktır.  

Evin dışında zaman geçirmeyen kediler için bu egzersiz ihtiyaçlarının karşılanması, onların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı için önemlidir. 

Kedilerin ayrıca tırmalama gibi hayatları boyunca yapmak isteyecekleri bir takım farkı ihtiyaçları da vardır. Bu şekilde tırnaklarını törpüler, tırnaklarındaki ölü deriyi temizlerler... 

Kimi zaman bu tahta ve oyuncakları ulaşamadıkları noktalar kaşınmak için de kullanacaklardır. 

Bu nedenle kediniz için erken yaşta bir tırmanma/tırmalama tahtası temin etmeniz ve onları ev eşyaları yerine bu malzemeyle oynamaya alıştırmanız faydalı olacaktır.

Tasma:

Kedilere tasma takmak şart değildir. Bir çok kedi kendisine tasma takılmasından hoşlanmayacaktır da... Fakat eğer bir yavru kediniz varsa üzerinde zil olan tasmalar, minik kedinizin - özellikle evinizin kuytu köşelerine girip, saklandığında - yerini tespit etmeniz için size yardımcı olacaktır. 

Kedi Fırçası: 

Kedi fırçası özellikle uzun tüylü ırklar için en gerekli eşyalardan biridir. Kedinizi yavruyken fırçalanmaya alıştırırsanız, bu işlemi hayatının rutin bir parçası olarak benimser ve ilerleyen yaşlarında sizi de rahat ettirir. 

Bir kedi fırçsı veya tarağı seçerken, fırça/tarak tellerinin uçlarının küt olmasına dikkat edilmelidir. 

Kedinizi tararken derisine masaj yapar gibi yavaş yavaş taramaya özen gösterin. 

Seyahat Çantası: 

Kediniz için konforlu bir seyahat çantası yapacağınız yolculuklar ve hatta veteriner ziyaretleri için bir  olmazsa olmazdır. Yolculuk sırasında güzel bir seyahat çantası içerisinde kedinizin kendini güvende hissedecektir. 

No comments :

Post a Comment

YAZ AYLARINA DİKKAT (!)

No comments
Yaz aylarında kedilerimizi rahatlatmak, aşırı sıcak ve su kaybından kaynaklanan organ yetmezliği gibi rahatsızlıklardan korumak için elimizden geleni yapmalıyız.

Aynen biz insanlar gibi kedilerimiz de havanın çok sıcak ve nemin yüksek olduğu yaz günlerini zor geçerirler.

Onları bir derece rahatlatmak ve sıcakların sebep olabileceği rahatsızlıklardan korumak için yapılabilecekleri sizlerle paylaşmak istedik:

  • Evde zamanlarını geçirmekten hoşlandıkları farklı noktalarda mutlaka su kabı bulundurmalıyız
  • Hava sıcaklığına bağlı olarak hızla bayatlayan sularını sıkça değiştirmeliyiz
  • Güneş ışınlarının dik geldiği/sıcağın yoğun hissedildiği saatleri kapalı alanlarda geçirmelerini sağlamaya özen göstermeliyiz.
  • Aynı şekilde onları evimizin direkt güneş ışığı alan kapalı ve sıcak bir odalarından da korumalıyız. Bu tür alanlarda bir vantilatör ile hava değişimi sağlayabilir, kalın perdelerle dışarıdan gelen sıcağı bir nebze de olsa kesebiliriz.
  • Mümkünse klima yerine fan kullanarak evde suni ve keskin ısı farkları oluşmasını engellemeliyiz. Klima aynı zamanda havayı kurutacağından klimanın çalışmadığı saatlerde aniden yükselen nem oranı kedinizi rahatsız edecektir
  • Çok sıcak günlerde kedilerimizle fazla aktivite yaparak (oyun vb.) enerji ve su kayıplarını hızlandırmamaya da dikkat etmek gerekir.

En önemlisi evimizdeki canlar kadar, sokakları paylaştığımız, şehrimizin süsü olan, hiç beklenmedik anlarda gelip günümüze neşe ve mutluluk katan canları da unutmalı; onlar için de en azından kapımızın önünde bir kap su bulundurmayı ihmal etmemeliyiz.

No comments :

Post a Comment

KEDİNİZ SİZE NE SÖYLÜYOR?

No comments
Kediniz her bir yerini farklı oynatabilir, oynatır ve bu hareketleri ile de siz(biz) büyük kedilere bir şeyler anlatmak ister. Gelin beraber bakalım, pufidik dostlarımız bize ne söylüyor?

Ah o gözler...

...hafif hafif kısılmış, ara ara kapanıyor ise:  kedinizin tek istediği şey uyku demektir 

...kocaman açılmış ise: kediniz bir konuda meraklanmış veya bir şeyden korkmuş olabilir. İstanbul'luların böyle bir durumda evlerinin camına tünemiş bir güvercin, kumru veya martı bulmaları çok olasıdır :)

Peki kulaklar...

...geriye yatmış tek bir kulak söz konusu ise: ya kedinizin kulağına bağırıyorsunuz, ya da kedinizi gerçekten sıkmış olan bir hoş-beş muhabbeti içerisindesiniz demektir. 

...ikisi birden geriye yatmış ise: kediniz sizinle ilgilenmiyor. Biraz da kızmış olabilir... 

...yere bakıyor ve hafifçe eğilmiş ise: kedinizin ilgiyle izlediği bir şey var ve biraz da kendini oyuncu hissediyor...

O pufidik patilere ne demeli...

...sert bir pati-kroşe: Kedinizi kızdırmışsınız.

...hafif bir pati-kroşe: Ne yapıyorsanız hemen bırakın, kedinizin oyun vakti gelmiş geçiyor...  

...hamur yoğuran patiler: Kediniz çok mutlu ve sizi çok seviyor! 

No comments :

Post a Comment

KEDİLER SEVGİYİ KISKANIR, İŞGALCİLERİ SEVMEZLER

No comments
Tüm hayvanlar gibi, kedilerin de çeşitli davranış sorunları olabilir ve/ya dış etkenlere bağlı olarak sonradan çeşitli problemler geliştirebilirler. 

Sonradan oluşan davranış sorunlarından bir kısmı - kutsal olarak gördükleri ve çok sevdikleri - evlerinde gerçekleşen değişikliklerden meydana gelir. Mesela çoğu ev kedisi, eve "dışarıdan" gelen yeni bir çocuğu ya da hayvanı kıskanacaktır. 

Kendi gördükleri ilgi ve sevginin bölünmesine ek olarak "kutsal alanlarını" başka küçük bir canlı ile paylaşmak zorunda olma bilinci kedileri strese sokar ve son derece rahatsız eder. "Evlerimiz" günün sonunda onların da evleridir ve kendilerinden izinsiz kimse 1cm^2 alan dahi işgal edemez. 


Dolayısıyla hemen ve mutlaka durumla ilgili tepkilerini ortaya koyarlar. Böyle bir durumda kedinizin bir şey yemediğini ya da durmadan yalanıp temizlendiğini gözlemleyebilirsiniz. Tabi gösterecekleri tepkiler kendi karakterleri ile doğru orantılıdır.  Bazı kediler çok çekingendir. Sürekli besinlerini veren kişi dışında, herkesten kaçarlar. Bu kediler bir "işgalciye" karşı tepkisini, kaçıp saklanarak da ifade edebilir.... Huysuz ve/ya daha baskın karaktere sahip kediler böyle bir durumda dokunulmak istemeyeceklerdir... Okşamaya kalkıştığınızda size karşı koyabilirler.

No comments :

Post a Comment

KEDİLERİN KUYRUK HAREKETLERİ VE ANLAMLARI

No comments
Vücuda 90 derece açıyla dik olarak tepeye kalkmış kuyruk:
Kediniz sizi görmekten dolayı çok mutlu demektir. Tabi sevdiği bir yemeğin kokusunu da almış olabilir (!) :)

Ucu hafif hafif oynayan kuyruk:
Kediniz için yorgun bir günün ardından dinlenme zamanı geldi demektir. Kediler bu hareketi genellikle yatar pozisyondayken yaparlar.

Vücutla aynı hizada, bir sağa bir sola hızla sallanan kuyruk:
Öfke belirtisidir. O anda kedinizi herhangi bir nedenle kızdırmış olabilirsiniz. Biraz daha kızarsa bu duygusunu sizinle de paylaşmak isteyecektir(!)

İlk önce ucu hafif hafif oynayan ve sonra giderek hızlarak bir o yana bir bu yana sallanan kuyruk:
Bu kediniz ciddi bir şekilde sinirlenmeye başladığına işarettir! Böyle bir durumda sırtını ve/ya kafasını okşamayı bırakın. Aksi halde size küsebilir ve ya sizi tırmalayabilir!

Adeta bir maymun kuyruğu gibi yukarı kıvrık ve tüyleri kabarmış kuyruk:
Bu kuyruk kullanımı kedinizin çok sinirli ve/ya çok korkmuş olduğunu gösterir. Kediniz bu tavrı ile kendini daha büyük ve etkili göstermeye çalışarak, korktuğu/sinirlendiği varlık/nesne ile mücadele içerisine girmiştir.

Bacakların arasına çekilmiş sarkık kuyruk:
Bu davranış biçimi kedinizin bir şeyden çok korktuğunu ifade eder. Bu davranışı veteriner ziyaretlerinde sıkça gözlemleyebilirsiniz.

Serbest bir şekilde sarkık kuyruk:
Bu çok nötr bir harekettir. Bir anlamı yoktur. 

No comments :

Post a Comment

BİR KEDİ EN BAŞTA EVİNİ SEVER...

No comments
Herşeyini borçlu olduğu efendisini 'Tanrı' gibi gören sevgi ve neşe dolu köpeklerden farklı olarak kedi en başta evini sever; efendisini ise daha az sever.

Bir kedinin gerçek efendisi yoktur, olamaz. Kedi kendi kendisinin efendisidir. Kediler arasında ise toplumsal derecelendirme (hiyerarşi) olduğu; daha üstün ve daha alt düzeyde birey-kediler bulunduğubilinmektedir. Bu, birkaç kedi bir aradayken açıkca gözlenebilir. Sözgelimi, kediler topluluk halinde yaşadıkları durumlarda aralarından bazı kedilere yemek ya da en rahat dinlenme yeri konusunda öncelik tanırlar.

Kedinin bu ve benzeri özellikleri nedeniyle insanlar kedilere karşı kayıtsız kalamazlar. Bazıları kedilere tutkuyla bağlanır, dostluk kurar ve onları korur; bazıları ise karşı tavır alır, kedileri hiç sevmezler.

Kedi onuru kutsaldır. Herhangi bir aşağılanmaya kesinlikle dayanamaz. Aynı şekilde bir kediye; onun çıkarına ve/ya yararına olmayan oyunlar, numaralar kesinlikle öğretilemez. Bu nedenle alışılagelmiş labirentten kurtulma, renk disklerini ayırt etme gibi zeka testleri, bir kedinin zekası konusunda pek bilgi vermeyecektir. Kediler ancak istedikleri bir şeye ulaşabilmek amacıyla, çok güç işleri öğrenebilirler.

No comments :

Post a Comment