Patİlerİmİz Yazıyor

Kedi Göbeği Kokulu Oyun Kartlarını Duymuş Muydunuz?

No comments

Japon perakende markası Felissimo yakın zamanda göbeği kokulu oyun kartlarını piyasaya sürdü!

Evet doğru duydunuz,  göbek kokulu...

Bu garip ve komik kokulu kartların iki çeşidi bulunuyor; kedi göbeği kokulu ve köpek göbeği kokulu. Bir avuç büyüklüğünde olan bu kartların her birinin üzerinde sevimli bir kedi veya köpek imajı bulunuyor. Bu kartların göbeğini kaşıdığınızda ise hayvanseverleri memnun edecek hoş bir göbek kokusu açığa çıkıyor.

İnanmayacaksınız ama bahsettiğimiz bu kartlar, şaka oyun kağıtları değil. Hatta  kedi ve köpek özelinde tasarlanmış göbek esanslarının mükemmelleştirilmesi için marka tarafından yoğun bir araştırma yapılmış.


Hala şaka yaptığımızı düşünüyorsanız, sizi Felissimo'nun websitesini incelemeye davet ediyoruz: http://www.felissimo.co.jp/int/


Japanese retailer- Felissimo’s new scratch cards smell just like your pet’s belly! 

Yup, you heard us right!

Bizarre and funny the sniff card presents two scents- that of a cat and a dog. Each of the palm sized note cards carry a cute image of a cat or dog happily exposing their bellies for a good belly rub. On scratching their stomach areas thereon, a special belly scent is emitted for pleasing the olfactory senses of all animal lovers. 

This isn’t some silly gimmick paper note that we are talking about! The scents in the card have been painstakingly perfected after a ton of research and data collation by the brand.

If you still think we are joking, check out their website: http://www.felissimo.co.jp/int/  


Köpeğiniz İçin Lüks Bir Malikane Yaptırmaya Ne Dersiniz?

No comments

Üç sene önce tasarım çalışmalarına başlayan Hecate Verona; monte edildikleri lüks evler, asalet dolu bahçeler ile uyumlu olmaları için bir takım köpek malikaneleri geliştirmeye başladı. Bu titiz çalışmanın ardından ise karşımıza lüks bir köpek malikaneleri serisi ile çıktı. Bu malikanelerin sunduğu/sunabildiği teknolojiler ise saymakla bitmiyor; ısıtma, havalandırma, iç ve dış mekan aydınlatması, kamera, gıda ve su sistemleri, ödüllendirme noktaları, ses sistemleri, TV ve köpeğinizle her yerden iletişim kurabileceğiniz telekonferans sistemleri...

Kullanışlı iç tasarımına ek olarak bu malikanelerin hepsinin tasarımında en kaliteli ahşap materyallerin ve doğal taşların kullanıldığını da belirtmeden geçmeyelim. 

Kişisel ihtiyaçlara karşılık gelecek şekilde özelleştirilebilen bu malikanelerin hepsi Hecate Verona'nın imalathanesinde tasarlanıyor, monte deiliyor ve iki ile dört hafta içerisinde adresinize teslim ediliyor. Birbirinden şık bu ultra-lüks köpek malikanelerin fiyatları ise 40,000 USD ile 200,000 USD arasında değişiyor (!) 

Ayrıntılı bilgi için Hecate Verona'nın websitesini ziyaret edebilirsiniz:  http://hecateverona.com/


With an objective to create a majestic and royal looking dog manor that complements the garden and the surrounding in which it stands, Hecate Verona started out with a development project on the same lines about three years ago. The result of their meticulous work is a series of extravagant dog houses, each of which feature smart technologies such as heating, air conditioning, indoor and outdoor lighting, cameras, food and water feeding systems, treat dispensers, sound systems, TVs, and a conference calling system where the dog and its owner can communicate with each other!

Apart from its practical interiors, each of the delightful dog manors also showcase the best applicable hardwoods and natural stones such as marble and dolomite. The luxe dog homes can also be customized as per the demands of the owner, following which they are built, assembled and shipped to their destination in two to four months. Prices for the uber-plush pet homes start at $40,000 with fully equipped high-end models costing up to $200,000.

For more information please visit Hecate Verona's website: http://hecateverona.com/


Savaş Yıkıntıları Arasından Kurtarılan Minik Kedi, İstanbul'da Yuvalandı

No comments

Newsweek'in yaptığı habere göre, medyanın "mucize" olarak adlandırdığı sekiz aylık bir kedi yavrusu, Suriye'nin savaşla boğuşan al-Bab şehrinde DAEŞ'ten kurtarılarak İstanbul'da bir kitapçı tarafından evlat edinilmiş.

İstanbul'a geldikten sonra ismi kitapçı tarafından "Barış" konulan kedi, al-Bab şehrinin yerle bir olmuş bina yıkıntıları arasından Şubat ayında Türk askerlerinin son açtıkları ateş sırasında kurtarılmış.  

Mucize eseri kurtarılan "Barış'ın" resimlerinin Türk medyasında yer almasıyla Türkiye'nin her yerinden binlerce insan bu savaş yorgunu masum patiye evini açmak istemiş.  Fakat başvurular arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda, yetkililer Barış'ın yeni yuvası olarak İstanbul'da bulunan Kırmızı Kedi Yayın Evi'ni seçilmiş.

Cats & Pups of Istanbul'un #OnlarBizeEmanet Patilerinin Yaratıcısı İle Tanışın

No comments


Önümüzdeki 4 ay boyunca Cat of Istanbul ve Pups of Istanbul sayfalarında birbirinden sevimli patilerle tanışacaksınız. Bu patilerin her birinin sizin için bir mesajı var. 

Öncelikle söylediklerine kulak vermeniz, sonra da mesajlarını arkadaşlarınızla paylaşmanız hepimiz için çok önemli ve değerli. Çünkü #OnlarBizeEmanet ve bizler evde, sokakta, barınaklarda patilerimize sahip çıkmak için elimizden geleni yapmalıyız! 

Şimdi sizi bu konuda elinden geleni yapmış olan bir dostumuzla tanıştırmak istiyoruz, Aycan Başar... Kendisi tam bir hayvansever ve  yetenekli elleri ile kampanyamızın patilerine hayat verdi. Daha fazla vakit kaybetmeden röportajımıza geçelim...  

 1. Aycan Başar kimdir kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ankara’da doğdum, büyüdüm. Voleybolcu mu olsam tiyatrocu mu derken, resim öğretmenimin verdiği cesaretle son dakikada bir U dönüşü yaparak  Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü'ne girdim. Aslında ait olduğum dünyaya da girmiş oldum böylece. Mezuniyetime yakın Bilkent’te hazırladığım bitirme filmi, beni Fulbright bursuyla San Francisco Academy of Art University’e götürdü. Bu sayede; animasyon ve karakter tasarımına gibi sevdiğim konularda uzmanlaşma, Amerika’nın önemli stüdyolarında çalışmış çok yetenekli insanlardan ders alma, kendimi geliştirme ve rüya gibi bir şehirde yaşama fırsatına sahip olmuş oldum. Çizim yapmayı, karakterler tasarlamayı, kendimi bu şekilde görsel olarak ifade edebilmeyi çok seviyorum. Şimdi İstanbul'da bir yandan atölyeler düzenleyerek bu konuya ilgi duyan insanlarla öğrendiklerimi paylaşıyor, bir yandan da bireysel olarak çalışma yapmaya devam ediyorum.  
  
2. Türkiye'de insanların sokak hayvanları ile olan ilişkileri konusunda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye yapısı itibariyle bir çok tezatı içinde barındıran bir yer, bir yanda sokakta gördüğü canlıyı sahiplenip ona yuva ya da bakım sağlayan insanlar varken bir diğer tarafta onlara şiddet gösterebilecek kadar aklı tutulmus insanlar hep birlikte yaşıyoruz. Oysa ki hayvanlardan ve doğadan öğrenecek çok şeyimiz var. Duyarlı insanlarımızın sayılarının her geçen gün artmasını ve toplum içinde çoğunluk haline geldiğimiz bir gelecekte yaşamayı diliyorum. 

3. #OnlarBizeEmanet kampanyasının karakter çizimlerini gönüllü olarak gerçekleştirdiniz. Karakterleri yaratırken nelerden ilham aldınız?

Bu o kadar güzel bir kampanya ki, karakter yaratma süreci de en az kampanyanın kendisi kadar keyifliydi benim için... İstanbul bu konuda referans alabilmek için çok uygun bir yer, hayvanlarla ilgili görsel çeşitlilik çok fazla. Bunu söylerken şunu da eklemeliyim, elbette gözlem yapma aşamasında bu canların ne kadar zor şartlar altında yaşadıklarına şahit olmak insanın yüreğine çok ağır geliyor. Bunların dışında  arkadaşlarımın evcil hayvanları özellikle en yakın arkadaşımın kedisi Ares bana çok ilham verdi diyebilirim. 

 4. Hazırladığınız karakterler arasında sizin bir favori karakteriniz var mı?  

Ağzında çiçek tutan köpek benim favorim. Çok canlı ve umut dolu bir karakter oldu. Ona bakmak çok keyifli. Kedilerden de beyaz olan çok sıcak ve gerçek geliyor bana. 

5. Peki siz bir evcil hayvan besliyor musunuz? 

Son üç, dört yıldır çok yerleşik bir düzenim olmadığı için maalesef evcil hayvan besleyemiyorum. Fakat sokak hayvanları için özellikle sıcak havalarda mutlaka kapımın önüne bir kap su bırakıyorum ve evde yediğimiz yemeklerin fazlalarını - içinde hayvanlara zarar vermeyecek gıda maddeleri, kürdan, çöp vb. atıklar olmadığına dikkat ederek -  paylaşmaya çalışıyorum. Sanırım bu sayede bir kaç tane minik kedi ailesi evimin bahçesine ikametini almaya karar verdi desem yalan olmaz.    

6. Cats & Pups of İstanbul ailesiyle paylaşmak istediğiniz komik bir anınız var mı?

Eskiden kedilerden çok korkardım. Köpeklerle aram hep iyiydi ama kedilerle uzaktan daha seviyeli bir ilişkimiz vardı diyebilirim. Tam kedilerle aramı düzelttiğim sırada ise Cats of Istanbul girdi hayatıma, bu komik bir rastlantı oldu.  
7. Son olarak sokak havyanları konusunda sizin özel olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı? 

Bir varlığa karşı sevgi beslemeyi günlük hayatımız içinde alışkanlık haline getiremiyor, es geçiyoruz çoğu zaman. Oysa ki hayvanlar ve doğa bizim için yaratılmış çok özel tasarımlar. Bunun farkında olup sokak hayvanları için herkesin az ya da çok elinden geleni yapması çok önemli - hatta “hayati” önem taşıyor. 

En çok üzüldüğüm şeylerden biri, bugün artık tüketim ve gerçeklik algısı tamamen yer değişmiş durumda. Günümüz insanları hayvanlara ve doğaya tüketilecek herhangi başka bir ürün muamelesi yapıyor. Herkesin ama özellikle çocukların, bu gibi projelerle sokak/barınak hayvanlarının hayat şartları ve ihtiyaçları konusunda bilinçlendirilmesine çok ihtiyaç var. Bu şekilde hayvanlarla daha gerçek, sıcak ve kalıcı bağlar kurmayı, onlara doğru davranmayı öğrenebileceklerini düşünüyorum. 

Dünyanın İlk 5 Yıldızlı Kedi Oteli Malezya'da Açıldı

No comments
 
Telegraph - Kedinizin de bir tatile ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüz oldu mu hiç? Bu sorunun cevabı evet ise, patinizin bavulunu yapıp kendisini egzotik bir kaçamak yapmak üzere Malezya'nın başkentine götürmeye hazırlanın! 

35 suit odası bulunan, dünyanın 5 yıldızlı ilk kedi oteli Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da açıldı.  
Catzonia in Damansara, kedilerinize bugüne kadar görmedikleri bir bakım ve hizmet vaat ediyor. SPA ve kediler için romantik randevu hizmeti bile bulunan otelde yemekler aşçılar tarafından taze besinler kullanarak hazırlanıyor, SPA'da aroma terapi yağları ile tütsülenen odalarda kedinizin metabolizmasını hızlandıracak, bağışıklık sistemini güçlendirecek ve sinirlerini rahatlatacak taze tıbbi bitkiler servis ediliyor.